Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine
yer olmadığına

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun kapsamındaki iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin, eşyanın değerinin "hafif" olarak kabul edilmesinin ve cezanın ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suçta kullanılan ... plakalı araçta yakalanan sigaraların hacim bakımından ağırlıklı yükünü oluşturduğuna ve sanık adına kayıtlı olduğuna, bu sebeplerle nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, mahkemece sanığın samimi beyanlarına itibar edilmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlerle usul ve kanuna aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 31.10.2013 günü saat 05.15 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan kontrollerde; dosyanın temyiz dışı sanığı ...'ın sevk ve idaresinde, yanında yolcu olarak sanık ...'in bulunduğu ... plaka sayılı araç durdurulmuş, Bitlis Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2013 tarih 2013/855 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, araç koltuğunda poşetlerin içerisinde 500 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Sanık soruşturma aşamasında sigaraları satmak amacıyla aldığını, kovuşturma aşamasında ise sigaraların dosyasının temyiz dışı sanığı ...'a ait olduğunu beyan etmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın maddi durumu iyi olmadığı için ödeme yapamayacağını söylediği anlaşılmıştır.

A. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak yapılan aramada sanığa ait ticari miktar ve mahiyette kaçak sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Suçta kullanılan ... plaka sayılı aracın kayden malikinin sanık ... olduğu, suç konusu 500 karton kaçak sigaranın, suçta kullanılan nakil aracı otomobilin, hacim ve miktar bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, ele geçirilen kaçak eşyanın değeri ile nakil aracının değeri karşılaştırıldığında aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında aranan, işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmama, hakkaniyete aykırılık teşkil etmeme koşullarını sağladığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen

temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.