Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Taraflar arasındaki, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/03/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı asil ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının sahibi ve temsilcisi olduğu gazete bünyesinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 12/1-h maddesi ve 5953 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gazeteci, hukuk danışmanı ve avukat olarak çalıştığını, çalışmalarına esas olmak üzere sözleşme de yapıldığını ancak davalı tarafın sözleşmeden doğan hak ve alacakları ödemediği, alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini, ileri sürerek, davalı itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 12/h-1 maddesi ve 5953 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yazılı sözleşmelere dayanarak "gazeteci, hukuk danışmanı ve avukat" olarak ... Prodüksiyon Gazete Basım Yayın Reklam Elektronik Tur. İnş. Taah. İth. İhr. Tic. ve Ltd. Şirketi'nde çalıştığını, davacının muhatabının çalıştığı dönemde şirket müdürü olan müvekkilinin olmadığını, ilgili tüzel kişiliğin olduğunu, bu sebeple taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Basın İş Kanunu kapsamına girmeyen taleplerinin tefrik edildiği, eldeki dava konusunun gazetede köşe yazarlığı ve yazı işleri müdürlüğü hizmeti olup, SGK kayıtları ve diğer delillere göre davacının ... Prodüksiyon Gazete Basım Yayın Reklam Elektronik Tur. İnş. Taah. İth. İhr. Tic. ve Ltd. Şti.'nin işçisi olduğu, davalının ise adı geçen şirketin ortağı olduğu, davalının işveren sıfatının bulunmadığı, sermaye şirketinin ortağı olan davalının taraf sıfatının olmaması nedeniyle davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerektiği, gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, " Davacının ücret alacağı talebine dayanak teşkil eden 01.01.2006 tarihli sözleşmede imzası bulunan davalının, bu imzayı (işveren olarak değil) işvereni temsilen attığı anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1. maddesi itibariyle ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu" gerekçesi ile davacı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
6100 sayılı HMK.’un 165/1 maddesi uyarınca “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir”.

Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile Dairemizce verilen Geri Çevirme Kararı üzerine temin edilen belgelerden, davaya dayanak olan sözleşme, davacı alacaklarına yönelik taahhütname ve davalı imzasını taşıyan bonoya ilişkin olarak usulsüz teminden bahisle davacı hakkında ceza davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Ceza davasında söz konusu belgeler açısından davacı hakkında verilecek karar eldeki uyuşmazlığın çözümünü doğrudan etkileyeceğinden kesinleşmesi beklenmelidir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
H) Sonuç:

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.