Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının (YİDK) iptali ve marka tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "... ... Radyo" ibaresinin 38. ve 41. sınıf mal ve hizmetler yönünden tescili için 2017/90210 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından başvuru ile davalı Şirketin itiraza mesnet bir kısım markaları ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkiline ait markanın “...” esas unsurlu olduğunu, ... ibaresinin 2008 yılından beri müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsurunu oluşturduğunu, müvekkilinin yıllardır kullandığı “...” markasına dayanarak seri marka hakkı ile işbu başvuruyu gerçekleştirdiğini, redde mesnet markaların bir kısmının 38. sınıf bir kısımının da 41. sınıf hizmetlerde tescilli bulunmadığını, redde mesnet markalar bakımından kullanım ispatı talep edilmesine rağmen davalı Kurum tarafından iş bu markaların incelemeye alınmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin önceki tescilli markaları nedeniyle “...” ibaresi bakımından kazanılmış hakkı bulunduğunu, müvekkilinin “...” ibaresini tanınmış marka haline getirdiğini, müvekkilinin önceki markalarının kapsamında uyuşmalık konusu hizmetlerin aynen yer aldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştr.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin “... ... Radyo” ibareli başvurusu ile itiraz konusu markaların, kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerine benzer markalar olduklarını, taraf markalarında ortak olarak bulunan “...” ibaresinin tüm markalarda esas unsur olarak yer aldığını, “...” ibaresi tescili talep edilen hizmetler için doğrudan tanımlayıcı nitelikte bir ibare olmadığından ve başvuru ile ret gerekçesi markaların aynı/aynı tür ve benzer nitelikte hizmetleri kapsadıkları tespit edildiğinden YİDK tarafından başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun bulunduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, başvuru konusu markanın “... ... Radyo” ibaresi olup daha önceki tescilli markalarının asli unsurunun muhafaza edilmediğini, bu nedenle kazanılmış hakka ilişkin şartların sağlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “...” markasının ve bu markanın devamı niteliğindeki seri markaların sahibi bulunduğunu,“...” markalarının tanınmış olduğunu, taraf markaları arasında iltibas koşullarının bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarıyla sağladığı itibardan haksız olarak yararlanacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında “...” ibaresi bulunsa da “...” ibaresinin davaya konu marka başvurusunda bulunan diğer unsurlarla birlikte değerlendirildiğinde ayrık imajını korumaması, taraf markalarının görsel ve kavramsal olarak farklı olması karşısında taraf markalarının 38. ve 41. sınıflarda yer alan hizmet sınıflarında ortalama tüketici nazarında bütünsel açıdan iltibas tehlikesine yol açacak düzeyde benzer bulunmadıkları, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının uygulama şartlarının oluşmadığı, davacının müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraf markalarında asıl unsurun "..." ibaresi olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin çatı markası olup asıl tescil edilmek istenenin "..." ibaresi olduğunu, dava konusu markanın redde mesnet markaların serisi olarak algılacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Banka vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, taraf markları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, "..." ibaresinin markalarda asıl unsur olarak yer aldığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ... Radyo" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, uyuşmazlık konusu 38. ve 41. sınıf hizmetlerin ortalama alıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, bu itibarla dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasındaki farklılıkların 38. ve 41. sınıf hizmetlerin yararlanıcıları tarafından rahatlıkla algılanabileceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka tescili koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.