İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/342 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci maddeleri yollamasıyla
314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesi yollamasıyla 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/2954 Esas, 2019/1802 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun incelemesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.01.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın dilekçelerinde belirtilen temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin yetersiz olduğu, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
2. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay (Kapatılan) 16 . Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği üzere, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı
maddesi uyarınca da hakkında re'sen bir müdafi görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 101/7 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 101/3, 150/3,188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla, sair yönler incelenmeyen hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2018/2954 Esas, 2019/1802 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.