Mahkeme: KONYA 20. Asliye Ceza Mahkemesi

Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Gerekçeli kararın başlık kısmında, suç tarihinin '20.02.2013' olarak yazılması yerine ''09.02.2013' olarak gösterilmesi,
2-) Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır” hükmü gereğince; Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde başka suçlardan hükümlü olarak bulunan sanığa Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 26.06.2014 tarihli tedaviye sevk yazısının tebliğ edildiği ve 03.07.2014 tarihinde Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Amatem Polikliniğine sevk edilen sanığın muayene sonucunda idrar numunesi vermemesi üzerine 09.07.2014 tarihinde uyarıldığı ve 10.07.2014 günü ikinci kez hastaneye sevk edilen sanığın idrar numunesini tekraren vermemesi ve mahkemece alınan savunmasında idrar tahlili için hastaneye gönderildiğinde numune alınan yerin müsait olmaması ve çevrede insanların olması nedeniyle numune veremediğini belirtmesi karşısında; sanığın ilk uyarıya uymamasının kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.