Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, tedbir şerhinin kaldırılması
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkındaki cezanın koşulsuz ertelenmesinin ve suça konu araç hakkında müsadere kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde kolluk görevlilerince, siyah poşet taşıyan ve ... plaklı araca yükleyen sanığa poşetlerde ne olduğu sorulduğunda, kaçak sigara olduğunu söylediği, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri üzerine sanığın yanında ve araçta bulunan poşetler ile ikametgahının bulunduğu binanın çatısında yapılan arama sonucunda, toplam 4360 paket muhtelif marka kaçak sigara ele geçirilmiş, sigaralar ile araca el konularak muhafaza altına alınmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş; aracın malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğunu beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın taşıdığı poşetlerde, kullandığı araçta ve ikametgahının bulunduğu binanın çatısında 4360 paket kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/204 E., 2021/692 K. sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 53/1.2.3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi ve diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.