Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 531 ve 533 parsel sayılı sırasıyla 451.32 m2 ve 687.24 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ... taşınmazların tarafların kök miras bırakanı ... ...'ten kaldığını, paylaşılmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazların 64 pay kabul edilerek 4 payın davacı ..., 3'er payın davacılar ..., ..., ... ve ... ..., 48 payın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'ten kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçılar arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazların davalı ...'ün miras payına isabet ettiği, davacı ...'ün eşi, diğer davacıların da annesi Hasibe'den gelen miras payı olarak dava dışı 802,803 ve 804 parsel sayılı taşınmazların verildiği, bu taşınmazların da davacı ..., davacı ... ve davacı ...'nın eşi adına tespit gördüğü ve kesinleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'e iadesine, 05.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.