SUÇLAR: Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme

HÜKÜMLER: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, düşme

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikayetçi kurum vekilinin 05.03.2013 tarihli celsede katılma talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla; şikayetçi kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 237/2 nci maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2012/1017 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; unsurları itibariyle oluşan atılı suçlardan mahkumiyet yerine beraat kararları verilmesi ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararların bozulmasına ilişkindir.

A. Sanık Hakkında 2008 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme ve Sahte Fatura Kullanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 17.06.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2012/1017 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan ve olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.