B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarihli kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanığın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 25.12.2017 tarihli kararıyla "eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu" gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
3. Konya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz talebi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna beraat etmes gerektiğine ilişkindir.
1. Suç tarihinde sanık ...'in mağdur ...'in kullanımında bulunan cep telefonunu kendisin...lçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli ...olarak tanıtmak suretiyle aradığı, sanık ...'in mağdura emekli maaşı alıp almadığını sorduğu, mağdurun aldığını söylemediği, kısa bir süre sonra sanık ...'in mağdurun kullanımında bulunan cep telefonunu 0507 599 1843 numaralı telefondan tekrar aradığı, bu sefer telefonu mağdur ... ...'ın açtığı, sanığın mağdur ...'ye dayısı olan ...'in bankamatik kartını düşürdüğünü, hesabında bulunan paranın bir şebeke tarafından çekileceğini, hesaba para yatırmalarının gerektiğini söylediği, sanığın hileli davranışları ile toplam 7.000,00 TL'yi sanık ... adına kayıtlı posta hesap numarasına yatırmasını sağladığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık paranın geldiğini bu parayı çektiklerini ancak dolandırıcılık suçunu işlemediğini beyan etmiştir.
3. 0507 599 1843 numaralı hattın ...'e ait olduğu tespit edilmiştir.
4. Katılanların para gönderdiğine dair kartsız işlem slipi ve PTT para gönderme hesap detayı ve sanık ... tarafından paraların çekildiğine ilişkin PTT hesap bildirim cetvelleri dosya arasındadır.
5. 24.05.2018 tarihli uzlaşmazlık raporuna göre taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
İlk uzlaştırma işleminin gerçekleştirildiği tarihler ile uzlaştırma işlemlerinin başarısız olduğu tarihler arasında zamanaşımının durduğu tespit edilerek ve dosyanın diğer sanığı olan ... hakkında bozma öncesinde beraat kararı verilip bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesine karşın bozma sonrasında ... hakkında yeniden beraat kararı verilmesinin hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığın tek bir fiil ile her iki katılanı dolandırıp her ikisinden de menfaat temin etmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmasına karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Konya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/77 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.