1- TCK’nın 158/1-f, 62,53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 204/1,62,53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, bir şekilde eline geçirdiği müşteki ...'a ait olan suça konu 30.04.2007 tarihli 5.950 TL bedelli çeki sahte olarak düzenlemek suretiyle satın aldığı tekstil ürünleri karşılığında katılan ...'e verdiği anlaşılan olayda;
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kuralan hükmün temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği" hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği halde, sanığa yüklenen suçun niteliği itibariyle maddi bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, anılan maddeye yanlış anlam verilerek zararın karşılanmadığından bahisle, 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükmün sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06.12.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.