HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararıyla;

a. Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine,

b. Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis ve 12.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, cezanın ertelenmesine ve sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına,

c. Sanıklar ... ve ... haklarında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay 10.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, cezaların ertelenmesine ve sanıkların 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmalarına,

Karar verilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

1. Sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine,

2. Haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulan sanıklar yönünden cezaların yetersizliğine,
İlişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Lehe hükümlerin uygulanması talebine,
İlişkindir.

C. Sanık ...'nun Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.

1. Katılanın, suç tarihinde saat 19.00 sıralarında sanık ...’nin müdür olarak çalıştığı restorana 34 ... ... plaka sayılı aracıyla yemek yemek için geldiği, aracını, restoranın yanında bulunan fakat farklı bir işletme olan otoparka bıraktığı, sanık ...’ın söz konusu otopark çalışanı, sanık ...’in otoparkın yetkilisi, sanık ...'ın da aynı iş yerinde gece bekçisi olarak çalıştığı, katılanın, aracın anahtarını sanık ...’a bizzat vererek teslim ettiği, ancak yemek çıkışında aracın ve anahtarının bulunamadığı, böylece sanıklar ......ve ...’ın, kendilerine korunmak ve muhafaza edilmek üzere teslim edilen aracın, gerekli önlemleri almamaları nedeniyle kimliği belirlenemeyen şahıslar tarafından hırsızlık amacıyla alınmasına neden oldukları, restoran sorumlu müdürü olan sanık ...’nin ise aracın bırakılmış olduğu otopark işletmesi ile herhangi bir bağının bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemekle birlikte oluşa ilişkin anlatımlarının kabul ile uyumlu olduğu belirlenmiştir.

3. Katılanın anlatımları istikrarlıdır.

4. Olay yeri kamera kayıtlarının incelendiği belirlenmiştir.

5. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

A. Sanık ... Yönünden
Sanığın, UYAP üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkeme tarafından araştırılmasında ve sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ... ve ... Yönünden
Sanıklara yüklenen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını oluşturduğu, bahse konu suçun, 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/106 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.