KATILAN SANIKLAR: ..., ...

SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, ceza vermekten vazgeçme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen 05.05.2016 tarihli kararın katılan sanık ...'ün son bildirdiği adres yerine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre muhtara tebliğ edildiği ve bu haliyle yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, katılan sanığın öğrenme üzerine vermiş olduğu 06.06.2016 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

1- Katılan sanık ... hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, katılan sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

2- Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan ceza vermekten vazgeçilmesi, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanık hakkında hakaret, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarını işlediğinden bahisle açılan davada, katılan sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 86/1,87/3 ve 151/1. maddelerinde belirtilen cezaların üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 03.12.2015 günlü sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, katılan sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince isteme aykırı olarak zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.