B O Z M A Ü Z E R İ N E

MÜŞTEKİLER: ..., ...

Mahkûmiyet

Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada sanık ...'un yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 310 uncu maddesi uyarınca bir hafta olduğu gözetilmeksizin hatalı şekilde on beş gün olarak belirtilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresi konusunda tereddüt yaratılması karşısında, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/762 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157'inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2014 tarihli ve 2013/101 Esas, 2014/762 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/18530 Esas, 2017/16027 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli 2018/706 Esas, 2019/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, verilen cezanın hukuka ve yasalara aykırı olduğuna, hükmün temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın, mağdur ...'nın oto kiralama iş yerinde kendisini ...ın olmamasından istifade ile ...ın kardeşi ve polis memuru olarak tanıtarak o sırada araç kiralama amacıyla iş yerinde bulunan şikayetçi ...'den acil ihtiyacı olduğu bahanesiyle 500,00 TL parayı aldığı, bu şekilde şikayetçinin kendisine itimat etmesini sağlayarak haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Mağdur ve şikayetçinin oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları dosya arasındadır.

4. Uzlaştırma işleminin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/706 Esas, 2019/404 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.