Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., Berna Özdoğan, ..., ..., İslamoğlu Gıda Tarım Hayvancılık Et ve Et Ürünleri Otomotiv, Elektronik Eşya, Tekstil Mobilya, İnşaat Akaryakıt Turizm Nakliyat Ltd. Şti yetkilileri, ..., ..., Cara Gıda Turizm Tekstil İthalat ihracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/07/2011 tarihli ve 2011/19163 soruşturma, 2011/9688 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 26/08/2011 tarihli ve 2011/874 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Adı geçen şüphelilerin hileli davranışlarla müşteki şirket yetkililerince kendilerine ödeme yapılmasını sağladıklarına ilişkin delil bulunmadığından ve taraflar arasındaki anlaşmazlığın sözleşmeye bağlı ticari alış verişten kaynaklanan hukukî mahiyet arz ettiğinden bahisle hiçbir araştırma yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir Öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24.11.2011 gün ve 2011/14866/59882 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2012 gün ve KYB.2011399020 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Şikâyet, soruşturma evrakı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının konusunun, nitelikli dolandırıcılık ve memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçuna yönelik bulunmasına, kanun yararına bozma isteminin kapsamı ile 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.05.2011gün ve 2011/1 sayılı iş bölümü kararına göre; kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Ceza Dairesi - E. 2012/3745 - K. 2012/20982
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 11. Ceza Dairesi |
| Esas No | 2012/3745 |
| Karar No | 2012/20982 |
| Karar Tarihi | 05.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"