Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, duruşmanın yapıldığı tarihte 18 yaşından küçük olan sanık hakkında kapalı duruşma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmayarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,

2- TCK'nın 107. maddesinin hapis cezası yanında para cezası da içerdiğinin düşünülmemesi,
3- 18 yaşından küçük olan mağdura vekil görevlendirilmeden duruşmaya devam edilerek CMK'nın 234/2. maddesi hükmüne uyulmaması,

4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının belirlenebilir ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, incelenen dosyada sanığa yükletilen şantaj suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu açıklanarak sanığın hukuksal durumunun, yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "zararın giderilmediği" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.