İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 13.10.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.02.2018 tarihli kararı ile denetim süresinde suç işleyen sanık hakkında bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan mahkûmiyetine verilen karar açıklanmıştır.
4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin, 06.03.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki mahkûmiyete ilişkin hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğine, mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, müşteki ...'ün Türkiye İş Bankası 6609 ****122457 hesabına internet şifresini kırmak suretiyle giren sanıkların bu hesaptan 2.499,00 TL, 1.000,00 TL ve 1.599,00 TL olmak üzere toplam 5.098,00 TL'yi müşteki ...'in İş Bankası İstanbul Fatih Şubesi neznindeki 1020 ****03 nolu hesabına aktardıkları, 16.06.2010 günü bu paranın 1.500,00 TL'sini ... T.A.Ş'nin Unkapanı 565 nolu ATM'sinden çektiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Müşteki ...'ün Türkiye İş Bankası 6609 ******457 hesabına internet şifresini kırmak suretiyle giren sanığın bu hesaptan 2.499,00 TL, 1.000,00 TL ve 1.599,00 TL olmak üzere toplam 5.098,00 TL'yi müşteki ...'in İş Bankası İstanbul Fatih Şubesi neznindeki 10201***03 nolu hesabına aktardıkları,16.06.2010 günü bu paranın 1.500,00 TL'sini ... T.A.Ş'nin Unkapanı 565 nolu ATM'sinden çektiği anlaşılmakla mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalardaki savunmasında, aynı kahvehanede birlikte çalıştıkları istinaf dışı sanıklardan Nevzat Şanlı'nın, gelecek bir para için hesabını kullanmak amacıyla banka kartını istediğini, kendisinin kartı olmaması nedeniyle köylüsü ve işyeri komşusu olan kuaförlük yapan sanık Müzaffer Mudu'dan banka kartı istediğini ve ondan aldığı kartı Nevzat'a verdiğini, kimsenin hesabından para çekmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, bu yöndeki sanık savunmasını istinaf dışı diğer sanıkların da savunmalarındaki beyanlarında doğruladıkları, bu şekilde sanığın müşteki Zeynur'un hesabından rızası dışında alınan paranın müşteki Ahmet'in hesabına aktarılarak buradan banka kartı ile çekilmesi eylemine iştirak ettiğine ve sanığın suç kastıyla hareket ettiğine yönelik mahkûmiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesi'nden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesi'nce duruşma açılmaksızın hukuka aykırılığın "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden; Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Dosyada mevcut ... işlem detayları, İş Bankası yazısı, temyiz dışı sanıkların beyanları, kamera görüntüsü ya da IP bilgisinin bulunmaması karşısında; Bölge Adliye Mahkemesince sanığın üzerine atılı bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığı tespitiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin sanığın suçu işlediğine, suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.03.2019 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.