Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetime tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında ... köyü 107 ada 8 parsel sayılı 9675,51 m2 yüzölçümlü taşınmaz tarla niteliği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 30.05.2008 tarihli fen bilirkişisi ek krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3445,50 m2'lik kısma son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 6227,89 m2'lik kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.12.2009 tarih, 2009/17213-17688 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında: özetle ''Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taşınmazın kuzey, doğu ve güney yönlerinden orman parselleri ile, batı yönünden ise, Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit gören 107 ada 26 sayılı parsel ile çevrili olduğu, 26 sayılı parsel hakkında Orman Yönetiminin açtığı ve mahkemece reddedilen davanın, Dairenin 2009/8507-10619 sayılı kararı ile orman araştırması için bozulduğu, 26 sayılı parselin orman olduğu belirlendiği takdirde dava konusu taşınmazın orman içi açıklığı konumuna düşeceği görülmektedir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaza komşu 107 ada 26 sayılı parsel hakkında açılan davanın sonucu beklenmeli, o taşınmazın orman olduğu belirlendiği takdirde dava konusu taşınmaz 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklığı olacağından açılan dava kabul edilmelidir. Ayrıca, mevcut durumuna göre ise, davalı taşınmazın üç tarafının orman parseli, bir tarafının ham toprak parseli ile çevrili olduğu, bu konumu ile taşınmazın orman bütünlüğü içinde yer alıp almadığı, orman bütünlüğünü bozup bozmadığı, bitişik orman parseli ile ayırt edici unsurların bulunup bulunmadığı tartışılmalı, sonucuna göre bir karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde davaya konu ...köyü 107 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 30.05.2008 tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen ve temyize konu edilip bozulan kısım bakımından davanın reddine; davaya konu ...köyü 107 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 30.05.2008 tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın aynı adanın son parsel numarası verilerek tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısım bakımından önceki verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına; ...'ın 27.09.2007 havale tarihli müdahale talebinin harç yatırılmamış olması sebebi ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.

Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına
17/02/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.