İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2022 tarihli ve 2021/37 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/772 Esas, 2022/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sonuca etkili olmayan uygulama hataları düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; maktulün yaşının adli tıp kanalıyla tespiti gerektiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.

2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

1.Dosya içeriğine göre; Olay tarihinde olay yeri olan parkta arkadaşları olan ..., ... ile sanık ...'ın basketbol oynadıkları, yine aynı parkın içerisindeki sahada maktül ...'in arkadaşı ... ile antreman yaptığı, aynı sahanın civarında basketbol antrenörü ... ve maktülün arkadaşları olan tanıklar ..., ... ve ...'in bulunduğu; saha kenarında ise tanık ..., ...'nun kuzenleri ... ... ve ...'nun bulunduğu, tanık ...'un sahadan ayrılması üzerine ayrılmasına refakat eden sanık ve tanık ...'ın tanık ...'i uğurladıktan sonra saha kenarında bulunmakta olan ..., ... ve ...'un yanlarından iki defa geçtikleri, bu durumu gören maktül ..., tanık ... ...'nın yanına gidip sanık ... ve tanık ...'in tanık ...'nın yanlarından geçip gitmesi nedeniyle herhangi bir sorun olup olmadığını sorduğu, bunun üzerine tanık ... ...'nın "Lütfen tartışmaya gerek yok" dediği ve kuzenlerini de alarak sahadan ayrıldığı, daha sonrasında sanık ... ile tanık ...'ın, tanık ...'yı takibe devam ettikleri, ardından maktül ..., sanık ...'nın tanık ...'yı takip etmesi nedeniyle konuşmak için tanık İbrahim ile birlikte sanık ... ve tanık ...'in yanına gittikleri, sanık ... ve tanık ... ile maktül ... ve tanık İbrahim'in aralarında geçen konuşmanın tartışmaya dönüştüğü ve bu tartışmayı kimin başlattığının tespit edilemediği, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ... belinden çıkardığı ve ucu açık olan bıçağı maktül ...'in sol koltuk altına doğru sokarak kasten öldürdüğü anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda saldırı ve savunma arasında orantı bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik indiriminin isabetli olduğu, otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki yaranın yeri, suçta kullanılan bıçağın kasten öldürmeye elverişli silah olması, sanığın hedef gözeterek eylemini gerçekleştirmesi ve eylemine çevredekiler nedeni ile devam edememesi, suçun işleniş şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşıldığından, sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eksik incelemeye ilişkin (3) numaralı bentteki bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Otopsi tutanağında maktulün 18-20 yaşlarında olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, tanık Leyla'nın maktulün "Dağkapıdaki doğum hastanesinde doğdu" şeklindeki beyanına göre bu bölgedeki geçmişte bulunan hastaneler araştırılarak maktulün hastane doğum kaydının araştırılması, maktulün hastanede doğmamış olması halinde, maktulün hangi tarihte hangi eğitim kurumlarında eğitim gördüğünün araştırılması, daha sonrasında maktulün olay tarihindeki kesin yaşının tespiti açısından maktulün gerçek yaşı konusunda oluşan tereddütün giderilebilmesi için, maktulün mezarının tespiti ile fethi kabir yapılarak alınacak kemik örneklerinin İstanbul Adli Tıp Kurumun gönderilmesi ve suç tarihinde maktulün kemik yaşı konusunda rapor aldırılarak; sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının, araştırma, tartışma ve irdeleme konusu yapılması gerekirken, belirtilen hususlarda kovuşturma genişletilmeden sanığın eksik kovuşturmayla nitelikli öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı bentte eksik incelemeye yönelik açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/772 Esas, 2022/724 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.