Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının ...tarafından hizmet alımı yapılan alt işveren işçisi olarak 01/07/1990-31/12/2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek şimdilik 50 TL kıdem tazminatı, 14.000 TL yıllık izin ücreti ve 50 TL ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davacının belirli süreli hizmet sözleşmesi ile alt işveren işçisi olarak çalıştığını, tazminat ve alacakları hak edemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının, ....'den iş alan alt işveren işçisi olarak 01/07/1990-31/12/2010 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının bu durumda kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık iznin kullandırıldığının yada fesihte karşılığının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmediğini iddia ederek talepte bulunmuş dosyaya ihbar olunan Alyapı Şirketi vekili tarafından 08.04.2016 tarihli dilekçenin ekinde 3 adet kıdem tazminatı bordrosu başlıklı belge sunulmuştur.
Bu belgeler incelendiğinde "kıdem tazminatı bordrosu" başlığı altında düzenlenen ilk belgede davacının 15.07.2008-31.08.2009 tarihleri arasında çalıştığı belirtilerek 952.99 TL brüt kıdem tazminatı hesaplandığı, bu belgenin davacı tarafından imzalandığı ve dosyaya sunulan dekontlara göre davacının hesabına bir açıklama yazılmadan 12.01.2010 tarihinde 952.99 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Kıdem tazminatı bordrosu başlığı altında düzenlenen diğer belgede davacının 01.09.2009-31.12.2010 tarihleri arasında çalıştığı belirtilerek 1282.42 TL brüt kıdem tazminatı hesaplandığı ve bu belgenin davacının ismi yazan imza bölümünün boş olduğu, dosyaya sunulan dekontlara göre davacının hesabına bir açıklama yazılmadan 22.04.2011 tarihinde 1282.42 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. Dosyaya sunulan bir diğer "kıdem tazminatı bordrosu" başlıklı belgede ise davacının 01.01.2006-31.12.2007 tarihleri arasında çalıştığı belirtilerek 1162.98 TL brüt kıdem tazminatı hesaplandığı ve bu belgenin davacının ismi yazan imza bölümünün boş olduğu görülmektedir. Bu belgeler mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle ödendiği anlaşılan 952,99 TL ve 1.282,42 TL'yi ödeme tarihlerinden fesih tarihi olan 31/12/2010 tarihine kadar ki işlemiş yasal faizi ile birlikte mahsubunu yaparak kıdem tazminatını hesaplamak, davacı işçiye ödenip ödenmediği tam olarak anlaşılamayan 1.162,98 TL brüt kıdem tazminatı yönünden ise; davacının hesabına yatırılıp yatırılmadığını araştırıp, gerekirse davacı asilin bu konuda beyanını alıp, meseleyi netleştirip ödemenin varlığının ortaya çıkması halinde bu ödemeyi de yasal faizi ile birlikte mahsup ettikten sonra kıdem tazminatı talebi hakkında karar vermektir.
Kıdem tazminatı olarak ödendiği anlaşılan 2.235,41 TL'yi ve yine kıdem tazminatı olarak tahakkuku yapılmakla birlikte ödenip ödenmediği anlaşılamayan 1.162,98 TL'yi dikkate almadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.