ŞİKAYETÇİ: Nexans Türkiye Endüstri Tic. A.Ş.
HÜKÜMLER: Davanın Reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Nassa Elektrik İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Şikayetçi vekilinin davanın reddi kararına yönelik temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Tekgrup Kablo San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Dava dosyasının eki niteliğindeki şikayete esas İzmir 7. İcra Dairesi Müdürlüğü’nün 2014/6347 Esas sayılı icra takip dosyasından borçlu şirket yetkilisinin ... olduğu anlaşıldığından yargılamaya devamla, öncelikle borçlu şirket hakkında İzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/140 Esas numarasını alan tedbir talepli iflas davası açıldığının şikayet dilekçesinde belirtilmiş olması karşısında, bu dava dosyası getirtilip incelenerek tedbir kararı verilip verilmediği ve verilmiş ise tarih itibariyle şikayete esas icra takip dosyasında borçluya yapılan ödeme emri tebligatın geçerli olup olmadığı araştırılıp, geçerli olması halinde; İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli atılı suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
“1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, karşısında şikayet konusu eylemlerin alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla yapılıp yapılmadığı da tartışılarak borçlu şirket yetkilisi hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.