Esastan ret

Taraflar arasındaki TÜRK PATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2018/30254 sayılı "Ernst Benz Great Circle SWİTZERLAND+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun 14. sınıf malları kapsadığını, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından SWITZERLAND ibaresinin ürünlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri, ve coğrafi kaynağı hususlarında halkı yanıltabileceği gerekçesiyle itiraz edildiğini, söz konusu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, TÜRK PATENT’in eşya listesinin düzenlenmesi işlemi ve nihayetinde vermiş olduğu itirazın kısmen kabul kısmen reddi kararının yasal görev ve yetki sınırlarını aşar nitelikte olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 11/6 maddesi ve 6769 sayılı Kanun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesi kapsamı dışında marka başvurusu ve emtiaları üzerinde hiçbir değişiklik yapılamayacağını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtiaların "İsviçre menşeli/İsviçre menşeli olmayan ayrımı yapılmaksızın" saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) emtiaları için yapılmış olduğunu, kurumun yapmış olduğu mal/hizmet listesi yeniden düzenleme işleminin yasal olmadığını, benzer eylemleri yönünden hukuka aykırılık teşkil eder bir eylem bulunduğu yönünde yargı kararları olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığını, İsviçre’li tanınmış saat üreticilerinden hiç birinin “SWITZERLAND” ibareli bir marka tesciline gerek görmeksizin ürünleri üzerinde kendi markaları yanında “SWITZERLAND” ibaresini kullandıklarını, “GREAT CIRCLE ERNST BENZ SWITZERLAND” ibaresinin yüksek seviyede İsviçre’yi ve İsviçre saatlerini çağrıştırdığını ve özellikle İsviçre üretimi olarak meşhur saatler için kullanıldığında tüketicileri, ürünün İsviçre kökenli bir saat olduğu ve özellikle de İsviçre saati olduğu konusunda yanıltacağını, davaya konu ibare içerisinde yer alan diğer bir unsur olan “ERNST BENZ” ibaresinin dünyaca ünlü İsviçreli saat üreticisine ait marka olduğunu, bu yönüyle de İsviçre’de üretilen bir ürün algısı yaratıldığını, dava konusu markanın, müvekkilinin menfaatlerini savunduğu "SWITZERLAND" ibaresinin üzerinde kullanımının özel şartlara bağlandığı ürünleri kapsadığını, "Swiss", "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının, İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığını, "Swiss" / "Switzerland" ibaresinin özellikle saatler bakımından coğrafi işaret/mahreç işareti olarak, İsviçre'de Markalar ve Menşe işaretleri Hakkındaki Federal Yasa, İsviçre Federal Konseyi'nin 01.01.2017 tarihi itibariyle revize edilmiş olan 23 Aralık 1971 tarihli düzenlemesi, TRIPS Sözleşmesi vd. uluslararası anlaşmalar aracılığı ile kullanımı İsviçre menşeli ürünlere hasredilen bir işaret olduğunu ve ülkemizde de korunmaya müstahak bulunduğunu, davalı markasının 6769 sayılı Kanunun 5/1-f maddesi, 6/9 maddesi bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2019-M-6399 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

1.Davalı ... vekili, davacının iddialarının aksine, diğer davalı kurumun yetki sınırları içerisinde hareket ettiğini, 6769 sayılı SMK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 9/4. Maddesi kapsamında kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu, salt başvuruda bulunulması nedeniyle müvekkilinin kötü niyetli olarak yorumlanamayacağını, müvekkili markası kapsamında yer alan tek ibarenin “SWITZERLAND” ibaresi olmadığını ve tek bir kelimeye dayalı itirazların kabulünün mümkün bulunmadığını, dava konusu olan müvekkil markasının “İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları” için tescil edilmesi nedeniyle tüketicilerin herhangi bir yanılgıya düşmeyeceğini, davacı yanın İsviçre Federal Yasalarına dair yorum ve açıklamalarının Türkiye açısından bir bağlayıcılığı olmaması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRK PATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden herhangi bir tescil engelinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruda yer verilen "SWITZERLAND” ibaresinin, "İsviçre" anlamına geldiği, bu ibarenin, markanın üzerinde kullanılacağı "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçalari, saat kordonları dahil)" malları bakımından "halkı yanıltacak bir ibare" olduğu, davalı Kurumun bu görüş ile 2018/30254 nolu markanın emtia listesini yeniden düzenleyerek listeden (sadece) "İsviçre menşeli olmayan saatler ve zaman ölçme cihazları"nı çıkarttığı, TÜRK PATENT'in görev ve yetkilerini düzenleyen ve dava konusu edilen marka başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmelikte yer alan ilgili mevzuata göre; TÜRK PATENT’in görev ve yetkisinin, kendisine yapılan sınai mülkiyet hakkı tescil başvurularını, sınai mülkiyet mevzuatı çerçevesinde incelemek, bu mevzuata uygun olup olmadığını re'sen ve/veya itiraz üzerine incelemek, değerlendirmek ve bir idari işlemle birlikte sonuca bağlamak olduğu, yapılan başvurunun mevzuata uygun olmadığı değerlendirildiği noktada, başvuru emtia listesinin bir kısmı veya tamamı için mevzuata uygun bulunarak/bulunmayarak, kısmen veya tamamen tescil edilebilir veya reddedilebileceği, davalı TÜRK PATENT'in, bir marka başvurusunun emtia listesinde yer alan bir kısım malların "niteliğini, cinsini değiştirmek/sınırlandırmak” suretiyle bir işlem tesis ettiği, halbuki mevzuatta, Kurumun gerek Markalar Dairesi Başkanlığı'nın gerekse YİDK’nın, yapılan bir marka başvurusunun emtia listesinde, başvuru sahibinin talebi dışında, yani re'sen veya üçüncü kişilerin itirazı üzerine hareketle, emtiaların cins ve niteliğiyle ilgili olarak herhangi bir müdahale yapma yetkisinin açıkça düzenlenmediği, bu doğrultuda davaya konu 2018/30254 no.lu marka başvurusunun, İsviçre menşeli olsun olmasın tüm saatler ve zaman ölçme cihazları için yapıldığı, bu halde, dava konusu edilen YİDK Kararı'nda, davacının 6769 sayılı Kanun 5/1-f kapsamında yaptığı itirazların İsviçre menşeli olmayan saatler için doğru olduğu değerlendirilerek başvurunun emtia listesinden "Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)" emtialarının çıkartılması gerekirken, emtia listesinde re'sen değişikliğe gitmek suretiyle davaya konu kararın tesisinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun, yukarıda ifade edilen ve 6769 sayılı Kanun 5/1-f haricinde kalan aynı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamındaki diğer mutlak tescil engellerini içerisinde barındırmadığı, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığından kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından 2019-M-6399 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu 2018/30254 numaralı markanın 14. sınıfta bulunan "İsviçre menşeli saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil)." ürünleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı ... vekili, müvekkili başvurusunda yer alan tek ibarenin "swıtzerland" ibaresi olmadığını, buna rağmen tek bir ibare üzerinden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, coğrafi menşe gösteren ibarelerin marka olarak kullanılabileceğinin Yargıtay kararları ile netlik kazandığını, dolayısıyla, müvekkilinin marka başvurusunun içerisinde "swıtzerland" ibaresinin bulunmasında herhangi bir şekilde usul ve yasaya aykırılığın söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte İsviçre menşeli olan saatler ve zaman ölçme cihazlarında, davaya konu ibarenin kullanılmasının halkı yanıltacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından, TÜRK PATENT'in görev ve yetkisine yönelik yapılan değerlendirmelerin de kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TÜRK PATENT vekili, davacı tarafça, "Switzerland" ve benzeri ibarelerin kullanımının İsviçre Federal Konseyi tarafından özel şartlara bağlandığı, başvuru sahibinin ise İsviçre'de sicile kayıtlı olarak faaliyet gösteren veya bu ülkede üretim yapan bir firma olmadığından bahisle başvuru sahibinin İsviçre'de Markalar ve Menşe İşaretleri Hakkındaki Federal Yasa'da aranan şartları sağlamadığı öne sürülmüş ve bu nedenle başvurunun herhangi bir mal sınırlandırması olmaksızın tümden reddi talep edilmiş ise de İsviçre Federal Yasaları'nın Türkiye açısından bağlayıcı bir niteliği bulunmadığı gibi "great cırcle ernst benz swıtzerland" ibareli başvurunun İsviçre menşeili saatler üzerinde kullanılması halinde herhangi bir yanıltıcılığın söz konusu olmayacağını, markanın tescile aykırı olarak, gerçekte İsviçre menşeli olmayan saatler için kullanılma olasılığının söz konusu olması durumunda iyi niyet karinesi esas olduğundan ve tescile aykırı şekildeki bir kullanım, hükümsüzlük davası, haksız rekabet, vb. bir davanın konusu olacağından, itiraz sahibinin başvurunun başvuru kapsamındaki tüm mallar için reddi talebinin haklı olmadığını, 6769 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin "... Başvuruda Nis Sınıflandırmasında kullanılan genel ifadeleri de içeren genel terimlerin kullanılması halinde, kullanılan ifade veya terim, bunların lafzi anlamının açıkça kapsadığı mal ve hizmetleri içerecek şekilde yorumlanır..." hükmünü içeren 9/(4) bendi uyarınca Kurumun başvuru ile tescili talep edilen malları yorumlama ve üzerinde işlem yapma yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

6769 sayılı Kanun'un 5/1-f maddesi, 25 inci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.