Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'', aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' ve aynı Kanun’un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik lehe istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak nitelikli yağma suçu yönünden “...Dava konusu eylemden sonra hazırlık aşamasında sanığın etkin pişmanlık göstererek suça konu parayı iade ettikleri anlaşıldığından TCK'nun 168/1 maddesinde yer alan ceza indirimine ilişkin hükümden faydalanılması gerektiği halde anılan kanun maddesi ile cezada indirim yapılmadığı ve fakat suça konu değerin suç tarihi itibariyle yağma suçu yönünden yerleşik Yargıtay uygulamaları çerçevesinde TCK'nun 150.maddesinin 2.fıkrasının uygulanmasına olanak vermeyecek düzeyde fazla bulunduğu halde anılan kanun maddesi ile cezada indirim yapılmış olduğu anlaşılmakla anılan uygulamalar hatalı olmuş ise de, bu husus duruşma açılmaksızın düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden buna ilişkin olarak hükmün değer azlığına ilişkin 3. paragrafının hükümden çıkarılmasına,
Bunun yerine;
"Sanıkların hazırlık aşamasında etkin pişmanlık göstererek dava konusu paranın iadesini sağladığı anlaşıldığından TCK'nun 168/1-3 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 5 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA,

Dava konusu olayda sanıklarca yağmalanan para miktarının 95,00 TL olduğu ve yerleşik Yargıtay uygulamaları çerçevesinde yağma suçu yönünden anılan değerin düşük kabul edilemeyeceği anlaşıldığından TCK'nun değer azlığına ilişkin 150/2. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına," İbarelerinin eklenmesine ve bundan sonraki paragrafların buna göre teselsül ettirilmesine, Düzeltilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükme ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nun 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE...” karar verildiği görülmekle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı sayılı Yasa'nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.