HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ...'ın sirayet nedeniyle hakkında yeniden kurulan hükümleri 09.02.2022 ve 09.03.2022 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmış ise de, sanığın hükümleri temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2012/320 Esas, 2014/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından, katılan Zeynel Akat'a karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 52,63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi, 52,63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2014 tarihli ve 2012/320 Esas, 2014/55 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/12652 Esas, 2021/7232 Karar sayılı kararı ile sanığın "suça konu bankaların olayda hile vasıtası olmaması, ödeme vasıtası olarak kullanılması sebebiyle 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, sanığın eylemlerinin hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık suçunu meydana getirdiği, ancak suç tarihi itibarı ile bu maddenin yürürlükte olmaması nedeniyle, eylemlerin hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında kalan 5237 sayılı TCK'nin 157. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/490 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçlarından, katılan Zeynel Akat'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,63 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, en azından suça yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.
Suç tarihinde katılanları cep telefonundan arayarak kendisini emniyet mensubu ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan şahısların kimlik bilgilerinin terör örgütü tarafından ele geçirildiğini söylemek suretiyle hile ile kandırmaları ve yönlendirmeleri neticesinde katılanların, sanık ...'nin banka hesabına para yatırmasını sağladıkları, bu şekilde suçlara katılan sanığın, üzerine atılı netilekli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanığın tevil yollu ikrarı, inceleme dışı sanık ...'ın savunması, katılanların beyanları, banka dekontları, CD izleme tutanağı, uzlaştırıcı raporunun içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu ve eylemlerinin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2020 tarihli ve 2020/17-39 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sirayet kurumunun, koşulları oluştuğu takdirde, hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan, temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber başvurusu kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle, bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini giderme amacını taşıması ve bozmanın sirayetinde, yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılması karşısında, sanık ... hakkındaki lehe bozmanın sonucundan yararlanan sanık ...'ın hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan temyiz edilemez nitelikteki ikinci hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/490 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/490 Esas, 2022/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.