Esastan ret
Taraflar arasındaki asıl davadaki manevi tazminat ve karşı davadaki fikri haklara tecavüzün tespiti, meni ve refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; Delano etkinlik firmasının Santral İstanbul'da yer alan Enerji Müzesinin 100. yılı için hazırlanacak görsel show işini ... Tanıtım Gereçleri San.ve Ltd.Şti'ye verdiğini ve bu şirketin de söz konusu etkinliğin tüm içerik ve animasyon sürecinin yönetimi ile kreatif sürecinin yönetimini müvekkiline verdiğini,müvekkilinin ticari işletmesine ait olan internet sitesinde tüm eser sahiplerinin adının yazılı bulunduğu şekilde eserin tanıtımının yapıldığını ve eser sahiplerinin kim olduğu, hangi aşamada faaliyet aldığı, görev yaptığı açık ve sarih bir şekilde belirtildiğini, müvekkilinin Enerji Müzesi'nin 100. yılı için hazırlanan görsel show niteliğindeki eserin eser sahiplerinden biri olduğunu, ayrıca söz konusu gösterinin tüm içerik, animasyon kısmını meydana getirenlerden birinin yine müvekkili olduğunu, ayrıca yönetmenliğini kendisinin üstlendiğini, müvekkilinin ... şirketinin vermiş olduğu bu projeyi zamanında teslim ettiğini ve söz konusu proje müşteri memnuniyeti açısından da başarı ile neticelendirdiğini, müvekkilinin yaptığı işin karşılığı olan faturayı kestiğini ve ... adlı şirkete gönderdiğini, karşılığında da müvekkili tarafından bedelin alındığını, yapılan işin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) göre eser niteliğinde olduğunu, zira söz konusu çalışma sahibinin hususiyetini taşıyan, somutlaşmış ve kanunda belirtilen dört eser türünden sinema eseri niteliğinde fikri bir ürün olduğunu, müvekkilinin bu eser yönünden mali ve manevi birtakım haklarının bulunduğunu, bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibiyle yapacağı sözleşmeye göre mali haklarını kullanabileceğini, 5846 sayılı Kanunu'na göre bir eserin yapımcı ve yapımcısı eser sahibi sıfatını haiz olmadığını, bu durumda da ... şirketi ile davalının eser sahibi sıfatını taşımadıklarını, müvekkilinin eserin tamamlanmasından yaklaşık 1 yıl sonra müvekkilinin çalışmalara ilişkin bir dokümantasyon hazırladığını ve söz konusu videonun dünyaca ünlü video sitesi olan vimeo.com isimli siteye yüklendiğini ve müvekkilinin bu vimeonun yönetmenliğini de yaptığını, bu durumun işin künyesinde de yazdığını, söz konusu işin yapımcılığını ... adlı şirketin ortaklarından ...'nun üstlendiğini ve daha sonra ... adlı şirketten ayrılarak Bişeyler Prodüksiyon şirketini kurduğunu, müvekkilinin de eser sahibi sıfatını haiz olanlardan biri olduğu söz konusu eserin Vimeo sitesinde Staff Pick olduktan dokuz ay sonra davalının ...'ya ait Bişeyler adlı şirket tarafından, işbu eserin kendilerine ait olduğunu ifade eden bir yazının Vimeo sitesine gönderilerek, müvekkilinin ticari işletmesi olan ...'un sayfasında yayınlanan bu video yayınından kaldırıldığını, müvekkilinin eser sahiplerinden biri olması sebebiyle söz konusu eser üzerinde bizatihi kendisinin 5846 sayılı Kanun'dan doğan adın belirtilmesi ve umuma arz salahiyeti gibi münhasıran kendisine ait olan manevi haklarının mevcut olduğunu, bu sebeple videonun müvekkiline ait olmadığı iddiası ile Vimeo sitesinden kaldırılmasının müvekkilinin manevi haklarına halel getirdiğini ileri sürerek davalının 5846 sayılı Kanun'da yer alan manevi haklara aykırılıkta bulunması sebebiyle davalı aleyhine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, mahkemenin vereceği kararlar bir tekzip yazısının düzenlenerek tüm sosyal medya araçlarında (facebook-instagram-davalıya ait diğer internet sitesi ve sosyal medya araçlarında) yayınlatılmasını talep etmiştir.
2. Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; karşı davalının mali ve manevi haklara tecavüzünün tespiti, meni ve ref'i ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacının yalnızca bir yüklenici olduğunu ve eser sahipliği sıfatınI hiçbir şekilde haiz olmadığını, davacı sıfatını taşımamasına rağmen eser sahibiymiş gibi açtığı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusu videoya ilişkin rolünün, videonun teknik işlerine ilişkin bir yüklenici olmaktan ibaret olduğunu, davacının bu anlamda performans ve videoya ilişkin ancak üçüncü kişi niteliğinde olduğunu, davacının yüklenici sıfatı ile para karşılığı sunduğu hizmet sebebi ile eser sahibi olamayacağının ortada olduğunu ve bu sebeple öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının bedeli karşılığında dava konusu videoya, talimatlar doğrultusunda ışık efektleri ekleyerek teknik hizmet verdiğini, dava konusu videonun kurgusu ve tüm senaryolaştırma sürecinin, ... ... ve ... tarafından hazırlandığını, videoda canlandırma tekniği ile meydana getirilen bir animasyonun söz konusu olmadığını, yalnızca çeşitli teknik ve ışık efektleri eklendiğini, söz konusu ışık efektlerinin de proje ve senaryo sahibi ... ve .... ... 'ın talimatları doğrultusunda, bizzat davacıdan da değil, davacının şirketi olan ...'tan hizmet olarak alındığını, işbu dava bakımından manevi tazminat koşullarının hiçbir şekilde oluşmadığını ve ortada bir manevi hakkın ihlali veya manevi hakka tecavüz eyleminin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu videonun eser niteliğinde olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki karine uyarınca davacı karşı davalının eser sahibi olduğu, videonun internet ortamında yayından kaldırılması sebebiyle manevi zarara uğradığı gerekçeleriyle, asıl davanın 5.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen tazminatın yeterli miktarda olmadığı belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı karşı davalının eser sahibi olmadığını, bu hususun dosyada mevcut delillerle ispat edildiğini, oysa Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki incelemeden ibaret olduğunu, bu raporda teknik bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi heyetinde sektörden bir bilirkişinin bulunmadığını, kendileri tarafından sunulan hiç bir delilin dikkate alınmadığını, dava konusu videonun, bir performansın çekimine ilişkin olduğunu, dolayısıyla bir videodan türetilen işlenme eser niteliğinde olmadığını, gerek bilirkişi gerekse Mahkeme tarafından yapılan bu tespitlerin hatalı olduğunu, ... ile ... ...'ın eser sahibi olduğunun dosyadaki delillerle sabit olduğunu, dava dışı ..., ... ...'ın dava konusu videonun senaryosunu yazdığını, kurgusunu yaptığını ve mali kaynağını eser sahipleri olarak sağladıklarını, akabinde kendi kurgu ve talimatlarına uygun olarak bakış açısını beğendikleri ... ile videonun çekimi için anlaştıklarını, dosyada mübrez e-posta yazışmalarının durumu doğruladığını, çekilen ham kayıtların dosyaya sunulduğunu, davacı-karşı davalının bu projede eser sahibi olmadığını ve sadece bir yüklenici olduğunu ikrar ettiğini, davacı karşı davalının, videoya ilişkin tüm sürecin sonunda, ışık ve görsel tasarımı yapmak için ücret karşılığında hizmet verdiğini, yani teknik destek verdiğini, bu katkının eser niteliğini ölçmek yerine doğrudan davacı karşı davalının eser sahibi olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, Enerji Müzesi tribünlerinin canlandırılması işinin dahi davacı-karşı davalı tarafından meydana getirilmediğini, faturası karşılığında Solvatek'ten alındığını, buna ilişkin yazışmaların dosyaya sunulduğunu, canlandırmayı talep edenin ise yapımcı ve eser sahibi sıfatı ile ... olduğunu, faturada yer alan animasyon ifadesinin 5846 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi anlamında bir animasyon olmadığı gibi yeni medya sektörüne özgü bir terminoloji olduğunu, davacı karşı davalı tarafından kullanılan görsel efektlerin, internette satışa sunulmuş, alenileşmiş ve bir başkasına ait olan basit birer tema olduğunu, satın alınan templatenin tamamlanmış videoya eklendiğini, dolayısıyla sahibinin hususiyetini içermeyen ve serbest kullanım kapsamında satın alınan bir katkının davacı/karşı davalı ...'nın eser sahipliği iddiasını çürüteceğine şüphe bulunmadığını, ham kayıtların dosyaya sunulduğunu, ayrıca dosyaya sunulan yazışmaların (... ile yapılan yazışmaların) dahi karşı tarafın iddialarını çürüttüğünü, eser sahipliğinde aranan ortak eser yaratma iradesi, hususiyet ve yaratıcı faaliyetin, dava dışı yönetmen ..., senaristler ve proje tasarımcıları ... ve ...'a ait olduğunu, kendilerinin ise eser sahipliğinden doğan tüm haklarını davalı karşı davacıya devrettiklerini, dava konusu videonun künyesinin, değiştirilebilir nitelikte bir delil olup, kesinliğinin şüpheli olduğunu, bu sebeple aksinin ispatı için bilirkişi raporu talep edildiğini ancak hukuki görüş dışında bir sonuç alınamadığını, davacı karşı davalı tarafından kendi düzenlediği künye ile taraflarca belirlenen usule aykırı olarak videonun kendi şirket hesabından paylaşılması üzerine, umuma arz gerçekleştiği için eser sahiplerinin de aynı şekilde yayınlamak mecburiyetinde kaldıklarını, paylaşımın zımni onay niteliğinde kabul edilemeyeceğini, devren hak sahibi olan müvekkilinin hesabından eser sahibi ...'ın videoyu kaldırma eyleminin işbu dava bakımından - umuma arz kapsamında nasıl ve ne şekilde yayınlanacağına ilişkin mutabakat olmadığından 5846 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında birliğin menfaatini korumak amacıyla kanunen hukuka uygun bir eylem olduğunu, dolayısıyla bu kapsamda manevi tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu videonun, hareketli görüntüler dizisi içerisinde hazırlanan, sinema tekniğinin kullanıldığı animasyon çekimleri barındıran, sahibinin hususiyetini yansıtan; bu bağlamda normal düzeyi aşan, yoğun ve yaratıcı bir fikri çabanın ürünü olan, 5846 sayılı Kanun'un 1-b.1 ve 5 inci maddeleri hükmüyle düzenlenen sinema eseri olduğu, 5846 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında açıkça görüldüğü üzere sinema eseri üzerindeki eser sahipliğine ilişkin ortak eser sahipliğini esas alan, kapsamlı bir düzenlemeye gidildiği, buna göre, sinema eserlerinde yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibi oldukları, canlandırma tekniğiyle yapılmış eserlerde ise animatörün de eser sahiplerinden olduğu, dava dışı etkinlik firmasının, Santral İstanbul'da yer alan Enerji Müzesinin 100. yılı için hazırlanacak görsel show işini, dava dışı ... Tanıtım Gereçleri San.ve Ltd.Şti'ye verdiği ve bu şirketin de söz konusu etkinliğin tüm içerik ve animasyon sürecinin yönetimi ile kreatif sürecinin yönetimini davacı karşı davalıya verdiği, davacı karşı davalının esere katkısının; ... Tanıtım Gereçleri San.ve Ltd. Şti tarafından davacıdan önce yapılacak işle ilgili olarak dava dışı ... şirketinden fiyat alınan tasarım ve yönetmenlik, yapım işi olduğu, dosyada mevcut taraflar arasındaki yazışmalarda, eserin yayınlanması konusunda tarafların anlaştıkları, diğer yandan, dava konusu videonun jenerik kısmında davacı karşı davalının designer (tasarımcı) olarak gösterildiği, 5846 sayılı Kanunda tasarımcının iki anlamda kullanıldığı, birincisinin, projenin tüm aşamalarını geliştiren onu tasarlayan ve yaratıcı fikir ürününü hayal eden, geliştiren kişi anlamında, ikincisinin ise sahne tasarımcısı, sanat yönetmeni ya da ait direktör olarak da adlandırılan ve eser için gerekli fiziksel mekanı ya da fiziksel mekan etkisini yaratmaktan sorumlu kişi anlamında olduğu, yine davacı karşı davalının Facebook hesabında aynı videoyu "mezun olduğum okula yıllar sonra bu şekilde bir proje yapmak ilginç oldu. ... Santralistanbul'un 100. Yılı sebebiyle, mektmik bir yüzey Üstünde gerçekleştirdiğimiz görsel işitsel performansımızın dokümantasyonu yayında'' şeklinde bir açıklamayla yayınladığı ve videoyu davalı karşı davacı şirket ortağı, diğer yandan asıl eserde de senarist sıfatıyla eser sahibi olan ...'nun Facebook isimli sosyal medya aracılığıyla bu açıklamayı beğendiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, diğer yandan dava dışı ...'ın yönetmen olduğu iddia edilmiş ise de; dosyaya sunulan ham görüntülerin ... tarafından çekildiği kabul edilse dahi e-posta yazışmalarının, ...'ın yönetmen sıfatını haiz olduğunu ispata yeterli olmadığı, eser sahipliğine ilişkin karineyi düzenleyen 5846 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki karine gereği hem davacı karşı davalıya ait ... firmasının sayfasında yayınlanan ve staff pick unvanı kazanan videoda hem de devam eden süreçle davalı karşı davacıya ait sayfada yayınlanan aynı videoda yer alan açıklamalarda davacı karşı davalının yönetmen, animator ve tasarımcı olarak gösterilmesi, yayınlanan videoların jenerik/emeği geçenler kısmında da bu durumun değişmemesi, davacı karşı davalının Facebook sayfasında aynı şekilde paylaşılan videonun davalı karşı davacının ortaklarından ve aynı zamanda (senarist sıfatıyla) eser sahiplerinden olan ... tarafından yine Facebook sayfasında beğenilmiş olması, dava dışı ... firması tarafından ...'ya kesilen faturada işin animasyon olduğunun belirtilmesine rağmen faturaya yönelik herhangi bir itirazın bulunmaması hususları dikkate alındığında, yukarıda içeriği açıklanan karine uyarınca davacı karşı davalının eser sahibi olduğu, davacının eser sahibi olarak videosunun itiraz üzerine ''Vimeo'' adlı video paylaşım sitesinden kaldırılmasının eser sahibi açısından manevi zarara sebep olduğu, bu sebeple Mahkemece manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, aksi yöndeki davalı karşı davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından karşı davanın reddedilmesinin yerinde olduğu, davacı-karşı davalının istinaf istemleri yönünden yapılan incelemede; somut olayın özelliklerine, ihlalin derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile tazminatın zenginleşme aracı olamamasına göre, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın 5.000,00 TL olarak belirlenmesinde bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle taraf vekilllerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, Santral İstanbul Enerji müzesinin 100. yıl kutlaması etkinliğinde çekilen dava konusu videoya ilişkin olarak eser sahibinin davacı olup olmadığı, bu videonun ''vimeo'' isimli video paylaşım sitesinde yayınlanmasından sonra, eserin davacıya ait olmadığı yönünde yapılan itiraz üzerine yayından kaldırılması neticesinde davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, bu kapsamda manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplandığı, karşı davanın ise; davacı karşı davalının, eser üzerinde hak sahipliği olmadığından bahisle, tecavüzün tespiti ile men ve refi talepleri noktalarında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 8,10 ve 11 inci maddeleri.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.