Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
20.07.1996 doğumlu mağdur ...’ın, bozma öncesi 11/04/2014 günlü oturumda alınan beyanında; “... sanıktan şikayetçi değilim; çünkü üniversiteye hazırlanıyorum...” dediği;
Mağdurun yasal temsilcisi olan babası ...’ın da; “Ben sanıktan şikayetçi değilim.” şeklinde beyanda bulunduğu, aynı oturumda hazır bulunan mağdur vekili Av. ...'un ise; “Alınan beyanlara bir diyeceğimiz yoktur, gelen evraklardan aleyhimize olan hususları kabul etmiyoruz” diyerek mağdur ve yakınan beyanlarına katıldığını belirtmekle yetindiği;

Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada, anılan mağdur vekilinin 13.07.2017 tarihli dilekçe ile; “...yokluğumuzda karar verilmesine, Mağdur ...’ın şikayetinden vazgeçtiği hususunun dikkate alınmasına ve ... duruşmanın yokluğumuzda yapılmasına karar verilmesi” talebinde bulunup 20.04.2017 ve 13.07.2017 günlü oturumlara katılmadığı; 12.12.2017 günlü oturumda; “Bozma konusunda takdir mahkemenindir” diyen mağdur vekilinin 01.02.2018 ve 13.03.2018 günlü oturumlara da gelmediği ve yargılamanın hiçbir aşamasında katılma iradesini yansıtmadığının anlaşılması karşısında;
Katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle hükmü temyiz etmeye hakkı olmayan mağdur ... vekilinin vaki temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 09/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.