1- İlk derece mahkemesince, ödenen sözleşme bedelinin iadesine yönelik yapılan takibe ilişkin itirazın iptali davasında, davalı vekili cevap dilekçesinde, edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini sözleşme konusu olan açılır kapanır tente sistemine davacı iş sahibinin kendisinin müdahale ettiğini ve garanti kapsamı dışına çıkardığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, dava konusu tentenin ayıplı mal olarak kabulünün gerektiği, otomatik tentenin kullanımı sonrası çıkan ayıbın bulunduğu, davalının % 70 oranında kusurlu olduğu, ancak davacının işin uzmanı olmamasına rağmen demonte ederek kullanılamaz hale gelmesinde % 30 kusurunun olduğunun saptandığı, davacı tarafça sunulan hurda bedelinin mahsup edildiği bildirilmiş ise de Bilirkişi heyetince hurda değerinin daha fazla olduğu tespit edildiğinden bu miktar üzerinden mahsup yapılmak suretiyle hükme yeterli olduğu anlaşılan bilirkiş raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2018/6481 sayılı dosyasında 117.500,00 TL'ye yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkâr tazminatına ilişkin talebin reddine, davacının kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından reddedilen kısım üzerinden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesi'nce "mahkemece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hesap uzmanı ..., Elektrik-Elektronik Y.Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda, taraflar arasındaki teslimden sonraki süreç tartışılarak, işin kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı hale gelmesinde tarafların müterafık kusurlu oldukları tespit edilerek, gerekçelendirilmek suretiyle kusur oranı belirlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan iş bu bilirkişi rapor ve ek raporu Dairemizce de oluşa ve dosya kapsamına uygun, denetlenebilir nitelikte kabul edilmiştir" gerekçesiyle istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir.

3- Bu karara karşı süresinde taraflar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; iş sahibinin sistemi demonte hale getirmesinin sisteme müdahale etmek olduğu ve bu durumda kusurlu bulunmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bilirkişilerce belirlenen hurda bedelinin hesaba katılmasının yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamında bulunan tespit raporunda bilirkişi tarafından sistemin demonte hale getirilmeden önce mahallinde keşif yapıldığı sistemin kabul edilebilir nitelikte olmadığının belirlendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda denetlenebilir ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin taraflar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.