Esastan ret
lk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/329 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Karar başlığında suç tarihinin yanlış yazıldığına, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına 7. Tekerrür hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığına ilişkindir.
1. Sanık ... Hakkında Kurulan 11.04.2021 Tarihli Olaya İlişkin Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, iletişimin tespiti kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, Delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan 31.03.2021 Tarihli Olaya İlişkin Hükümler Yönünden
11.04.2021 tarihli olay sabit ise de; 31.03.2021 tarihli olay yönünden; olayla ilgisi olmayıp 02.02.2020 tarihli dava dışı başka bir konuda düzenlenen tutanaktaki iki tutanak mümziinin tanık olarak dinlendiği, davaya konu 31.03.2021 tarihli tutanak mümzilerinin dinlenmediği anlaşılmakla; olayı bizzat gören tutanak mümzii tanıkları dinlenmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
1. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2024 tarihinde karar verildi.