Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın kaçak akaryakıtı kaçak olduğunu bilmeden ve ticaret kastı olmadan satın almış olduğuna, sanığın kaçakçılık amacıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; ihbar üzerine tespit edilerek, kolluk görevlilerince durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı açık kasa kamyon durdurularak önleme araması kararı ile yapılan aramada, aracın her iki yanındaki büyütülmüş depolarda 2500 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; nakliye firmasında şoför olarak çalıştığını, dava konusu akaryakıtı yol kenarındaki bir tır şoföründen idaresindeki araçta kullanmak üzere ticari amacı bulunmaksızın satın aldığını beyan etmiştir.
Taşımacılık işi yapan ve şoför olarak çalışan sanığın, ticari mahiyette olan kamyonda kaçak akaryakıt kullanması, yaptığı işin mahiyeti gereği belgesiz ve piyasa fiyatının altına satılan akaryakıtın kaçak olduğunu bilebilecek durumda olması nedeniyle savunma içeriğine itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmış olup, sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.