SAYISI: 2021/İHK-39494

SAYISI: K-2021/112622

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı aracın müvekkili davacıya yaya halde iken çarpması sonucunda meydana gelen 30.05.2020 tarihli çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ve kısmi ödeme yapıldığını, ancak yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 14.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte, davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 125.916,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 14.286,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce 07.10.2020 tarihinde 46.408,20 TL, 19.03.2021 tarihinde 18.943,88 TL ödemede bulunduklarını, sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 17 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, davalıya sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 125.916,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 14.286,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 140.202,00 TL’nin 17.10.2020 tarihinden itibaren yasla faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

A.İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, mevzuata aykırı rapor ile tazminat hesabı yapılamayacağını, kusur tespiti yapılmadığını, bilirkişi raporu alınmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, davacının memur olup olmadığının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kendisine ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtip kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, kaza tespit tutanağının oluşa uygun olduğu, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği bu sebeple Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, bekleme süresinin tamamlanmadığını, aktüer raporundaki hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur tespiti yapılmadığını, bilirkişi raporu alınmadığını, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Dosya kapsamına göre kaza günü resmi görevliler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip yol dışına çıkıp mucurlu yaya yoluna girmesine müteakip, yaya yolunda yürüyen davacıya çapması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmış, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.

Hakem heyetince, meydana gelen çift taraflı kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmadan, varsa Savcılık soruşturma dosyası incelenmeden, ifadeler değerlendirilmeden, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın %100 kusuruna göre belirlenen tazminatın kabulüne karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Savcılık soruşturma dosyası getirtilerek ve davacının yaya olduğu gözetilerek trafik kazalarında kusur konusunda uzman bilirkişiden tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve kaza tespit tutanağıyla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.