Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/506 Esas, 2015/527 Karar sayılı ilâmı ile mahkûmiyetine karar verilen suçların 5237 sayılı Kanun'un 141. ve 151. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına ilişkin olduğu 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre anılan suçların uzlaşma kapsamında kalması ve sanık ile şikâyetçi arasında 6763 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.