Mahkumiyet

1- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2. maddesinde öngörülen defter ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için varlığı noter tasdiki, belge basım-teslim formu gibi belgelerle sabit olan defter veya belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenmesi gerektiğinden, katılan İdareden, ibrazı istenen 2009 takvim yılına ilişkin defter veya belgelerin varlığını kanıtlayan belgelerin bulunup bulunmadığı sorularak, varsa bunlara ilişkin tutanak ve belgelerin denetime olanak verecek biçimde dosyaya intikalinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2- Kabule göre de;
a) Defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 15/06/2011 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 01/07/2011 tarihinin, yüklenen suçun işlendiği tarih olduğu gözetilmeden, gerekçeli kararda suç tarihinin yanlış yazılması,
b) Hükmolunan erteli hapis cezasının uzun süreli olduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nin 321. Maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.