Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Çekişmeli ... mahallesinde bulunan 2057 ada 56 parsel sayılı 453,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2010 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunda beyanlar hanesinde”işbu taşınmaz bahçe ve üzerindeki kargir bina 10 yıldan beri ... evladı ...’in fiili kullanımındadır” ve “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhleriyle bahçe niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, kullanım kadastrosu sonuçları 01/12/2010 ilâ 30/12/2010 tarihleri arasında ilan edilerek itirazsız kesinleşme üzerine tapuya tescil edilmiş; akabinde ... 2. Neterliğinin 13/02/2013 gün ve 8255 yevmiye nolu zilyetliğin devri konulu muvafakatnameye dayanılarak 6292 sayılı Kanun uyarınca satışından dolayı 09/10/2014 tarihli ve 11106 yevmiye numaralı işlem ile davalılar adına tapu kaydı oluşmuştur.
Davacı gerçek kişi 06/04/2015 havale tarihli dava dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 250 m²’sinin fiilen kendi kullanımında olmasına rağmen, kullanım kadastrosunda hatalı tespit edildiğini ileri sürerek bu miktardaki kısmın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece kullanım kadastrosunda kullanıcı olarak belirlenen ...'in ... 2. Noterliğinin 13/02/2013 gün ve 8255 yevmiye nolu muvafakatname ile taşınmazın zilliyetliğini ... ve ...'a devrettiği, ... ve ...'un dava konusu taşınmazın tapusunu 09/10/2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince devir aldıkları, davanın devir tarihinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılıp 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına olan zilyetlik şerhinin ve tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiğine, taşınmazı satın alan kişi adına tapuya tescil edilip mülkiyet belirlendikten sonra, şahsi hak niteliğindeki şerhe yönelik olarak açılacak davaların dinlenme olanağı bulunmadığından yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/02/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.