SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, delil olmadan karar verildiği ve kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Şikayetçi ...'ın 18.06.2015 tarihinde Kuveyt ... Bankasına ibraz ettiği Adli Emanetin 2016/107 sırasında kayıtlı 30/04/2015 keşide tarihli Kuvey... Şubesine ait 0068128 çek numaralı, 6.770 TL bedelli çekin sahte olduğu tespit edilmiştir.
2. Hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek takipsizlik kararı verilen şikayetçi ... alınan savunmasında özetle, söz konusu çeki sanık ...'tan alacağı karşılığında aldığını ifade etmiştir.
3. Tanık ... alınan beyanında, şikayetçi ...'ı doğrulayarak çekin sanık tarafından şikayetçiye verildiğini ifade etmiştir.
4. Sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında özetle, çekte bulunan yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, şikayetçinin köylüsü olduğunu, ancak iddia ettiği gibi söz konusu çeki kendisine vermediğini, çekle alakasının olmadığını, keşide etmediğini, kimseye vermediğini, kimseden de almadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
5. Sanık ve şikayetçinin yazı imza örnekleri alındığı ve söz konusu örneklerle sahte çek üzerindeki yazı ve imzaların karşılaştırılması amacıyla ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18/03/2016 tarih ve IZM-16-03763 sayılı raporunda değerlendirildiği ve çekin arka yüzünde ... adına atılı birinci ciranta imzasının sanık eli ürünü olduğunun belirtilmiş olması ve tanık ...'in çekin sanık tarafından şikayetçiye verildiğini beyan etmesi karşısında, söz konusu sahte çekin sanık tarafından tedavüle konulduğu ve bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır.
6. Mahkeme tarafından yapılan yargılamada; Kuveyt ... Bankası Uşak Şubesine ait, keşide yeri Uşak, keşide tarihi 30.04.2014, meblağı 6770 TL tutarlı, keşidecisi Bayram Döngel yazan ve imza içeren hamiline yazılmış çek olduğu, çek arkasında ..., ..., üzerinde iptal yazan ve okunamayan takip eden iki şahıs isim ve imzası, takip eden Akın İş ve Arif Metal cirolarının yer aldığı, çekin orta kısımlarında ışığa tutulduğunda yansıyan gri renkli hologramın bulunduğu, kısmen yağlı, normal çeklerle benzeşik kağıt kalitesine sahip olduğu görüldü." şeklinde Adil Emanet Memurluğunca gönderilen çek üzerinde duruşmada gözlem yapılmıştır.
7. Sanığın üzerine atılı, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.