HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık ... müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi üzerine yerinde görülmeyen mazeretinin reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya üzerinden yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/222 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararı ile Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/218 Esas sayılı dosyası ile aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/218 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2.Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık ... müdafiinin delillere, uygulamaya, vasfa ilişkin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddiyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanık ...'ın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırım yapılması sırasında, (a) bendinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin bölümlerinde, 24 eşit taksitle alınmasına karar verilen adli para cezalarının taksit aralıklarının gösterilmemesi nedenleriyle hükümlerin

düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3. Sanığın soruşturmanın başından bu yana samimi olarak uyuşturucu maddeyi kimden aldığını beyan etmek suretiyle adli makamlara yardımcı olduğuna,

4. Sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturacağına,

5. Sanığın yaşı küçük sanık ... ile iştirak halinde hareket ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığına,

6. Yasak usullerle delil toplandığına, arama kararının yerinde olmadığına, soruşturma aşamasındaki işlemlerin usulsüz olduğuna, bu işlemler nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,

7. Tanık konumunda olan müvekkilinin, sanık olarak belirlenip bunun üzerinden delil toplanmasının, ceza yargılaması ilkesine aykırı olduğuna,

İlişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sosyal inceleme raporu alınmadan, eksik araştırma ile karar verildiğine,

3. Sanığın, suç işleme kastının bulunmadığına, yardımcı olma kastıyla hareket ettiğine,

4. Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

İlişkindir.

Yapılan yargılama neticesinde; sanıklar her ne kadar fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediklerini, uyuşturucu madde ticareti ile uğraşmadıklarını dile getirmişlerse de, dosyaya yansıyan deliller ve görüntü kaydı ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık İlker'in anlatımından anlaşıldığı üzere tanık İlker ile sanık ...'ın eroin alışverişi için öncesinde yaptıkları telefon görüşmesi sırasında aralarında anlaştıkları, buluşma noktasına diğer sanık ...'ın bisikleti ile gelerek eroini sanık ...'a verdiği, Aycan'ın ise suça konu uyuşturucu maddeyi tanık İlker'e vererek, karşılığında tanık İlker'den para aldığının görüldüğü, her ne kadar sanık ... ansızın kendisine 350,00 TL paranın verildiğini, bu parayı yardım maksatlı kullanıcı İlker'e verdiği uyuşturucu maddeye karşılık yeniden kullanmak için uyuşturucu madde temin etmek için aldığını beyan etse de, ticaret kastıyla hareket ettiği kanaati oluştuğundan, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle, mahkûmiyetlerine,

18 yaşından küçük sanık ...'ın sosyal inceleme raporu alınmamış ise de, suç tarihi itibarıyla yaşı, duruşmadaki tutum ve davranışları, kendisini ifade etmesi sırasında herhangi bir tutarsız davranışının olmaması, okuma yazma biliyor olup, sabit bir işi ve kazancının olması dikkate alınarak takdiren sosyal inceleme raporu alınmamasına; geçmiş sabıkaları göz önünde bulundurularak unsurları oluşmadığı için sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına,

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde:

Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yürütülen tanık sıfatıyla mahkemece beyanı alınan İlker'de ele geçen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından verildiğine ya da sanık ...'ın, dosyanın diğer sanığı Bedirhan'ın eylemine iştirak ettiğine ilişkin, sanık ...'ın savunması ve CD çözümleme tutanağının aksine mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gibi sanık ...'ın üzerinde ele geçen ve kullanma sınırları içerisinde kalan uyuşturucu

maddeyi de kullanma amacı dışında, satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı, bu olaya ilişkin sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde:

12.06.2015 tarihinde sanık ...'ın, tanık İlker'e uyuşturucu madde temin etme eylemiyle ilgili olarak; yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1. İddianamedeki fiil anlatımına ve sevk maddelerine göre, 12.06.2015 tarihinde sanık ...'ın, diğer sanık ...'a da uyuşturucu madde temin ettiği iddiası ile kamu davası açıldığı halde, Mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmadığının ve hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında,

Sanık ...'ın, diğer sanık ...'a uyuşturucu madde temin edip etmediği hususunda, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle eylemin sabit olup olmadığı; eylemin sabit kabul edilmesi halinde sanık ...'ın tanık İlker'e ve sanık ...'a yönelik eylemlerin tek suç, ayrı ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2. Kabule göre de; 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.