SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... ve müdafiine tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten hükmolunan 1 yıl 9 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2. Yerel Mahkemece sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
3. Yerel Mahkemece sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43,62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Tebliğname'de, sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olup itiraz yoluna tabi olduğu cihetle incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.
A. Sanık ...'ın Temyiz İsteği
Yalnızca katılanların beyanlarına ve olay tutanağına dayanılarak mahkumiyet hükümleri kurulduğuna, savunmalarına itibar edilmediğine, kamera kayıtlarının teminini talep etmesine karşın eksik inceleme yapıldığına, bölgenin terörle ilişkilendirilmesi sebebiyle kamu görevlilerinin ön yargılı davrandığına vesaire ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanların beyanlarının gerçeği yansıtmadığı ve Mahkemeyi etkilemeye yönelik olarak terör sorunundan duygusal anlamda faydalanmaya matuf olduğuna, tanık beyanları ve dosyaya sunulan fotoğraflar doğrultusunda yaralandığı sübut bulan sanık hakkında darp veya cebir izi olmadığına dair rapor düzenlendiği, söz konusu raporu düzenleyen doktor A. A. hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine karşın hazır edilemediği ve beyanının alınmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın yeterli gerekçeden yoksun olduğuna vesaire ilişkindir
Katılanlar ... E. ve ......'nün polis memuru olarak görev yaptıkları, olay tarihinde de cadde üzerinde kalabalık bir grubun çevreye rahatsızlık verdiği anonsu üzerine olay yerine gittikleri, burada sanıklar ... ve ... ile haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen diğer şahısları gördükleri, katılanların sanıkları uyardıkları, ancak sanıklardan ...'ın katılanlara hitaben "S... gidin, bize Allah'ın kulu karışamaz, bizi şikayet edenlerin a... korum, Allah'ınızı kitabınızı sinkaf ederim." şeklinde hakarette bulunduğu, bunun üzerine katılanların sanık ...'e hakaret etmemesine dair ikazda bulundukları, ancak sanığın yine katılanlara "Geçen parkta içki içerken ceza yazan polislerin anasını avradını sinkaf ederim, biz nerede içki içeceğiz lan dağda jandarma bırakmıyor s... gidin, ben yolu kapatırım, beni mahkemeye karakola götüremezsiniz, teröristler sizi boşa vurmuyor, teröristlerin t...nı yiyin." şeklindeki hakaretine devam ettiği, akabinde diğer sanık ...'un katılanlara karşı "Pompalıyı alırım hepinizi gebertirim." diyerek katılanları tehdit ettiği, bunun üzerine katılanların takviye ekip istedikleri, takviye ekip gelince sanıkların kaçtığı, sanıkların yakalandıkları sırada katılanları darp ettikleri, sanıklardan ...'ın katılan ... E.'nin ayağına yerde bulunan ancak ele geçirilemeyen ve silahtan sayılan sert bir cisimle vurduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
A. Tebliğnamede'ki Düşünce Yönünden
Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen 1 yıl 13 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına ilişkin mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği, hükmün temyiz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki iade düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçu Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) bulunan süre tutum dilekçesi ile bu dilekçenin fiziki dosya arasında mevcut olan üzerinde yazı işleri müdürünün de havalesinin bulunduğu fotokopisinde evrakın ön büro girişinin yapılıp tarandığı tarihin 20.04.2016 olarak belirtildiği, her ne kadar bu dilekçenin fiziki dosya arasında bulunan aslında ön büro havale tarihi sonradan 19.04.2016 olarak değiştirilmiş ise de; UYAP'ta bulunan alındı belgesine göre evrakın teslim alınma tarihinin 20.04.2016 olduğunun anlaşıldığı; bu kapsamda, sanık ... ve müdafiinin yüzüne karşı 12.04.2016 tarihinde usulüne uygun tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.04.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddi gerekmiştir.
D. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Katılanların basit bir tıbbi müdahale ile yaralandıklarına ilişkin olay tarihli adli rapor içerikleri, olay tutanağı, tutanak ile uyumlu katılan beyanları ve tanık anlatımları doğrultusunda sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin sübut bulduğu yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Polis memurlarının düzenledikleri tutanağa göre savunmaya konu iş yerine ait güvenlik kamera görüntülerinin incelendiği, kameranın iş yerinin ön kısmını gösterdiği, olay yerini göstermediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
E. Sair Sebepler Yönünden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanığın yerden aldığı sert bir cisimle işlendiğinin kabul edilmesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırım uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.