Davacı ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Taahhüt Taşımacılık ve Ticaret Ltd. Şti. vd. aleyhine 05/04/2011 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekilleri ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, ölümle neticelenen trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı ...'nin sürücüsü ve davalı şirketin malik olduğu aracın 18/08/2010 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu muris ...'nun ölümü nedeniyle her bir davacı için 25.000.00'er TL'den toplam 100.000.00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davacı eş için 13.000.00 TL, ölenin oğlu ile anne ve babası için 9.000.00'er TL manevi tazminata hükmedilmiş; hükmü, davacılar ile davalı ... Taahhüt Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; davacıların ölene olan yakınlıkları, ölenin kusursuz olması ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacılar için hükmedilen manevi tazminat azdır. Mahkemece davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmolunmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA, davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.