Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraatine karar verilmiştir.

Katılanın temyiz isteği, herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.

1. Dava konusu olay; müşteki ...'ın 0850 **** 45 numaralı telefondan arayan şahsın Genel Asistanlık Sorgulama Merkezinden aradığını söyleyip sağlık sigortası olduğunu belirttiği, güncelleme için onay gerektiğini söyleyip kart bilgilerini verdiği, son dört hanesini sorması üzerine müştekinin söylediğini, cep telefonuna gelen mesajı da bu şahsın isteği üzerine söylediği, kredi kartından Moldovalitti isimli iş yerinden 600 Dolar'lık harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. İş Bankası yazısına göre, müştekinin Ankara İbni ... Hastanesi Şubesi nezdinde bulunan hesabına bağlı olarak çıkarılmış kartından 27.04.2015 tarihinde 3D güvenlik şifresiyle yurt dışı iş yerinden 1.631,94 TL tutarında alışveriş yapıldığı bildirilmiştir.

3. HTS kayıtlarına göre, müştekinin 0850 *** 45 numaralı telefondan 27.04.2015 tarihinde birden çok kez arandığı, bu numaranın ... adına, Afyonkarahisar adresinde kurulu olduğu belirlenmiştir.

Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında " 20.03.2015 ile 30.04.2015 tarihleri arasında yaklaşık 40 gün kadar çağrı merkezi işlettiğini" beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise "Afyonkarahisar ilinde bulunan Yağmur Danışmanlık Şirketinde 2015 yılında Şubat- Mart aylarında bir ay çalıştığını, çalıştığı yerin çağrı merkezi olduğunu ve sahibinin Serpil Gültekin olduğu"nu söylemesi karşısında; sanığın beyanları arasındaki çelişki giderilerek sanık tarafından dosyaya sunulan Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/3006 ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/68757 soruşturma numaralı dosyaları ile karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarının aslı veya onaylı suretlerinin temini ile çağrı merkezine ait şirketin kuruluşuna dair dayanak belgelerin temin edilmesi ve sanığın savunmasında ismini bildirdiği Serpil Gültekin isimli şahsın olay hakkında tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.