Ceza verilmesine yer olmadığına

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2015/228 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle
Mahkemenin, suça sürüklenen çocuğun suçu anlama yeteneğinin gelişmemiş olması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermesinin doğru olmadığı ceza verilmesi gerektiği, Mahkemenin suça sürüklenen çocuğun babasına teslim edilmesi yönündeki hükmünün yanlış olduğu, 5395 sayılı Kanun gereğince başkaca koruyucu ve destekleyici koruma tedbiri uygulanması gerektiği, mağdur ve Suça sürüklenen çocuk için gerekli psikolojik desteğin sağlanması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yazı yazılması talepleri konusunda bir karar verilmediği, beyanıyla ceza verilmesine yer olmadığına yönelik kurulan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/228 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.