Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 26.11.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğunun ertelenmesine hükmedilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının yasal gerekçelere dayanmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığın olay günü 10,00 TL karşılığında ismini bilmediği bir şahıstan uyuşturucu madde niteliğindeki eroin satın aldığının fiziki takiple tespit edildiği, alınan savunmasında uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın aldığını, daha önceden de kullandığını beyan ettiği ve yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğinden bahisle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip denetime tabi tutulduğu, ancak sanığın usulüne tebliğine rağmen denetime uymaması nedeni ile kamu davasının ertelenmesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasında mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğe çıkartıldığı ancak tebliğ mazbatasının bulunmadığı anlaşılmakla, erteleme kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve UYAP sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2014 tarihinde karar verildi.