Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından hükmolunan cezaların süresine göre savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-) Sanıklar hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu bakımından duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede;
Eylemin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, konutta ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Kovuşturma aşamasında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların eleştiri dışında doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanları ile sanık ...’in temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu bakımından duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin tebliğnamaye uygun olarak ONANMASINA,
II- Şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların yağma suçunu işlemek için bir plan dahilinde, davet ettikleri bodrum katındaki bir eve 05.10.2210 tarihinde gece saat 23.30 sıralarında gelen yakınanın çıplak görüntü ve fotoğraflarını cep telefonuna kaydettikleri, cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun bırakıp, hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladıkları, katılanın üzerinde bulunan 3500 TL parası ile saatini aldıkları, 50.000 TL parayı getirmemesi durumunda görüntüleri ailesine gönderecekleri ve internete vereceklerini söyledikleri, yakınanın kabul etmesi üzerine gönderdiklerinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2011 tarih 2011/6-166 Esas ve 2011/213 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, yukarıda anlatılan biçimde gerçekleşen olayda, sanıkların amaçlarının baştan beri yağma suçunu işlemek olduğu, yakınanın görüntü ve fotoğraflarını kaydetmelerinin yağma suçunun devamı şeklinde olup, olayda tehdit suçunun özel bir görünüm şekli olan şantaj suçunun ayrıca oluşmadığı, şantaj içerikli ifadelerin yağma suçunun tehdit unsuru içinde kaldığı ve sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, beraatleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile hükümlülüklerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanları ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 05.12.2012 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Oya Örsdemir'in katıldığı oturumda, sanıklar savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.