İNCELENEN KARARIN;

İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/448 Esas, 2019/30 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/1081 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. FETÖ/PDY askeri yapılanması kapsamasında ele geçen ve askeri yapılanma çalışmalarını raporlayan bilgi ve belgelerde sanığın adının bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili birimlerden sorulması, şayet var ise buna ilişkin belgelerin ilgili birimlerden istenmesi, sanığın görev yaptığı yerlerdeki ilgili birimlerden sanığın ardışık olarak aranıp aranmadığına ilişkin kaydının bulunup bulunmadığını sorulması, şayet var ise dosyaya getirtilerek 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,

2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, sanığın ... ... ile 12.04.2012 tarihinde İstanbul ilinden ardışık olarak arandığına dair tespit içerir Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen 05.08.2020 tarihli 2018/31390 CBS Soruşturma Dosyası sayılı yazı ekindeki 13.07.2020 tarihli Ankesör/Büfe Analiz Raporu'nun 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile gerektiğinde ... ... isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi sonrasında sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,

3. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/1081 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.