Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 85/2,62,51,53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanık ... hakkında; TCK'nın 85/2,62,52/4, 53/6 maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanık ... hakkında; beraat

Taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ...'ın mahkûmiyetlerine, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükümler sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
A) Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Avukatlık asgari ücreti tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma konusu yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin ve katılan sanık ... müdafiinin yolda gerekli işaretlemeleri yapmadığı gerekçesiyle sanığın kusurlu olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Kabul ve oluşa göre, sanığın kusursuz olduğu kabul edilmesine karşın hükümde sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmediği gerekçe gösterilerek ve uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,

2-Katılan ...'ya verilmesi gereken vekalet ücretinin mahkum olan sanık ... yerine ...'tan tahsili gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. fıkrasından “üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından” ibarelerinin çıkarılarak yerine, “CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın taksiri bulunmadığından” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 4. bendinin 3. paragrafında yer alan ''Aytaç tan'' ibaresinin, ''Urlu'' dan şeklinde değiştirilerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Katılan sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin kusura, ceza uygulamasına, ertelemeye; katılan sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna, TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanma şartlarının bulunduğuna, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapse mahkum edilen ve cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi ve denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin belirtilmemesi,

2-Taksirli suçlarda iştirak olamayacağı gözetilmeden yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5. paragrafının sonuna, “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, sanığın kişiliği ve sosyal durumu dikkate alınarak TCK’nın 51/6. maddesi uyarınca denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarına” ibarelerinin eklenmesine, hükmün 4. bendinin 2. paragrafı ile hükmün 5. bendinin sonunda yer alan ''müteselsilen'' ibarelerinin ''eşit oranda'' şeklinde değiştirilerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılanlar vekili ile katılan sanık müdafiinin ceza uygulamasına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması sebebiyle hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesinin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4. maddesi ile TCK 50/1-a maddelerinin gösterilmemesi, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi, keza bir gün karşılığı adli para cezasının belirlenmesine esas TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 50,52/2-3. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık ...'ya ilişkin 3. bendinin 3. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK'nın 50/4 maddesi delaletiyle TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3 maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirilğiyle karar verildi.