TCK'nın 85/1,62,50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiş; iddianameyle talep edilmesine karşın TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, bu hususun mahkemenin takdirinde olması sebebiyle; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma konusu yapılmamıştır.
Sanık hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin kabulüne, sürücü Celal Hallaç hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 02.05.2012 tarihinden sonra, 23.05.2012 tarihinde karar verildiği, bu itibarla sanık hakkındaki dava ile diğer davanın birleştirilmesine yasal olanak bulunmadığı gibi TCK'nın 22/4-5. maddesinde, taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan cezanın failin kusuruna göre belirlenmesi ve birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkesin kendi kusurundan dolayı sorumlu olacağının, her failin cezasının kusuruna göre ayrı ayrı belirleneceğinin hüküm altına alınmış olması karşısında, davaların birleştirilmesi gerektiğinden bahisle tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusursuz olduğuna ve bilirkişi raporlarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmaması nedeniyle, hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesinin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi, ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 50/4, 52/3. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4. paragrafında yer alan “TCK 50/1-a” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesine, aynı paragrafın sonuna “TCK'nın 52/3 maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine,” ibarelerinin eklenerek, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.