SAYISI: 2022/İHK-18270

SAYISI: K-2022/29701

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.08.2018 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici bakıcı gideri, 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin 12.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 49.238,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.809,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.088,50 TL bakıcı gideri, 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 62.135,91 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunu belgeler sunulmadan başvuru yapılmış olması sebebiyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru öncesinde davacı tarafa 18.180,00 TL tazminat tutarının 04.11.2019 tarihinde ibraname mukabilinde ödendiğini, hesaplamada 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur tespiti yapılmasını, tazminattan hatır taşıması indirimi ve müterafik kusuru indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatlarına ilişkin taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kısmen kabulü ile 49.238,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.847,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.088,50 TL bakıcı gideri, 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 60.174,07 TL'nin 08.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar vermiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı itiraz dilekçesinde; zorunu belgeler sunulmadan başvuru yapılmış olması ve bu eksikliğin sonradan tamamlanamaz dava şartı olması sebebiyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru öncesinde davacı tarafa aktüer raporu ile belirlenen 18.180,00 TL tazminat tutarının 04.11.2019 tarihinde 22.10.2019 tarihli ibraname mukabilinde ödenerek zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesinden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini ve bu sebeple müvekkilinin başkaca bir bakiye tazminat sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda herhangi bir aktüeryal peşin değer formülü uygulanmamasının ve progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın genel şartlar uyarınca TRH-2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusur oranını kabul etmediklerini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, indirim yapılırken önce hatır indirimi akabinde güncellenmiş ödemenin tenzili gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle hesaplanan tazminattan müterafik kusuru indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatlarına ilişkin taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, müvekkili şirket aleyhine 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut kusur raporu, maluliyet raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartlarındaki eksiklik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, 22.10.2019 tarihli ibraname mukabilinde 18.180,00 TL tazminat tutarı 04.11.2019 tarihinde ödenerek poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı belirlendiğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanmasını, geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik giderine ilişkin maddi tazminat taleplerinin ZMSS poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, temerrüt söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine, geçici iş göremezlik zararının ve geçici bakıcı ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının, "... arkadaşım olan Meryem Korkmaz'ın sevk ve idaresinde bulunan 06 ABP 65 plaka sayılı oto ile yanımızda arkadaşlarımız olan... olduğu halde Karapınar ilçesine gidiyorduk. ...” şeklinde beyanda bulunduğu, davacı ile yolcu konumunda olduğu araç sürücüsünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.