Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati nedeniyle gece vaktinin saat 21.43'de başladığı, dosya içerisinde bulunan kamera kaydına göre, sanığın suça konu kulaklığı mağazadan saat 21.19'da alarak ayrıldığının anlaşılması karşısında; suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Mahkemenin, sanığa zorunlu müdafii atayarak savunmasını alması ve karar duruşmasında da müdafii bulundurması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.