HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan Banka vekilinin temyiz isteği; sanıkların işledikleri suçun gerçekleşme süresi, suçun işlendiği tarihte zimmete geçirilen paranın miktarı ve eylemin gerçekleştirilme şekli birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleminin basit zimmet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığına, sanıkların zimmete ve zimmeti gizlemeye yönelik eylemlerinde birden fazla şekilde hareket ettikleri, özellikle zimmetlerine daha fazla para aktarmak için ve önceki zimmetlerini gizlemek için hile ve desiseler kullanarak değişik şekilde hareket etmeleri sebebiyle sadece tediye fişlerindeki imzalara itibar edilerek sanıkların eyleminin nitekli olup, basit zimmet olarak nitelendirilmesi ve cezalandırılmalarının usul ve yasaya aykırı olmasına, sanıklar hakkında alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi ve resen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanıkların üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesinin gerekmesi ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde sanık ...'ın ... ... ve ... şubelerinde müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalıştığı dönemde, 37 mudinin hesabından bilgi ve rızası dışında basit bir inceleme ile sahteliği anlaşılabilen 124 adet sahte imzalı dekonta istinaden 2.646.512,35 TL ile 139 imzasız dekonta istinaden 801.898,26 TL olmak üzere toplam 3.448.410,61 TL parayı zimmetine geçirdiği, 908.906,00 TL parayı iade ettiği, kalan zimmet tutarının 2.539.504,61 TL olduğu, çektiği paralardan ağabeyi olan sanık ...'ın hesabına 637.934,00 TL ile 48.980 EURO (95.608,00 TL) aktarıldığı, ayrıca ...'in ortağı olduğu ......Ltd. Şti. hesabına 131.630,00 TL yatırıldığı böylece ...'a toplam 865.172,00 TL aktarıldığı, bu miktarın bir kısmının nakit çekildiği, çek ödemesi yapıldığı, EFT, havale, SSK ödemesi, kredi ana para tahsilatı ödemesi, kredi kartı ödemesi işlemlerinde kullanıldığının tespit edildiği, ayrıca haklarındaki beraat hükümleri kesinleşen ... ve ...'ın hesaplarına bir kısım tutarların aktarıldığı, sanık ...'ın mudilerin rızası dışında imzalı tediye fişleri uyarınca gerçekleştirdiği eylemlerinde 124 adet sahte imzalı dekont fişleri üzerindeki imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılabildiği, buna göre zimmetin nitelikli bir hal almadığı ve suçun basit zimmet kapsamında kaldığı, ticaretle uğraşan sanık ...'ın ise, sanık ...'ın ağabeyi olduğu, savunmasına göre şirkete ait iş yerinin banka işlerini yürüttüğü, hesabına yatırılan paralarla çek ve kredi ödemelerinin yapılmış olmasına göre zimmete ilişkin olayları bilmemesi yönündeki söylemlerinin inandırıcı olmadığı, buna göre banka çalışanı olan kardeşi ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, sanık ...'ın, sanık ...'ı çalıştığı banka mudilerinin hesaplarından bilgileri dışında para çekerek hesaplarına aktarması için yardım ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ...; çalıştığı ... ... şubesinde ve ... şubesinde ticari krediyi kardeşi ... ve eşine açtığını, daha sonra ... şubesine tayin olduğunu, orada da şube müdürünün yetkisi ve genel müdürlükten aldığı telefon izni ile kredi açtığını, bunları kardeşi ... ve eşinin kullandığını, gerekli ipotekleri aldığını, daha sonra taksitli ödemelerinde bir sorun olmadığını, ayrıca eşi ...’ın adına kendi şubesinde bir hesap açtırdığını, kendi yaptığı ve ailesinin tasarruflarını bu hesapta biriktirdiğini, başkalarının hesaplarından para aktarma işlemi yapmadığını, ayrıca eşinin hesabını bazı banka olarak çalıştığı müşterilerinin kendi hesaplarına yatırılacak olan paralarını eşinin hesabına yatırıyor olduğunu, çünkü onların hesabında haciz işlemi yapıldığından para yatırırsa paranın haczedileceğini söyledikleri için bazı yüklü miktarda Euro olarak getirdikleri paraları da eşinin hesabına yatırdığını, eşine bankadan kredi kullandırmadığını, suçu kabul etmediğini, ayrıca kardeşi ve eşinin kullandığı kredilerin de bankalara yatırıldığını ve şu an borçlarının olmadığını, ... isimli banka müşterisi olan arkadaşından, kardeşinin hesabını kapatmak için borç para istediğini, bunun da bankaya gelen müfettişin baskısı ile olduğunu, çünkü iş aktinin feshedileceğini ve bu nedenle parayı yatırmasını söylediklerini, bunun üzerine bu yola başvurarak kardeşinin kredisini kapatma yolunu ...’nın hesabından Euro çekerek muvafakatı doğrultusunda kapattığını, kardeşi ...’ın tüm kredi işlemlerini ve ipoteklerini takip ettiğini, kardeşinin eşi ... ve kendi eşi ...’ın bu hesaplarla hiçbir alakaları ve bilgilerinin bulunmadığını savunmuştur.
Sanık ...; ... merkezinde hububat alım satımı işleri yaptığını, eşinin de ayrıca bebek giyimle ilgili iş yeri olduğunu, kendi işinin tamamen ayrı olduğunu, kardeşi ...'ın ...’ta iki ayrı şubede çalıştığını, kardeşinin kendisi ve eşine ticari kredi kullandırdığını, kendi taşınmazlarının ipotek ederek kredi kullandığını, usulsüz bir şekilde bankadan kredi alıp kullanmadığını, bankadan menfaat temin etmediğini beyan etmiştir.
Sanık ...'ın T.C. ... A.Ş. ... şubesinde; 25.04.20022-29.04.2004 tarihleri arasında gişe yetkilisi olarak işe başladığı, 29.04.2004-31.12.2004 tarihleri arasında bankacılık hizmetleri yetkilisi ve 31.12.2004-26.05.2006 tarihleri arasında da şirket müşteri ilişkileri yönetici yardımcısı olarak görev yapığı, aynı bankanın ... şubesinde ise; 26.05.2006-12.12.2007 tarihleri arasında şirket müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalıştığı ve 12.12.2007 tarihinde ise iş akdi feshedilerek görevinden ayrıldığı tespit edilmiştir.
... ... Genel Müdürlüğünün 09.11.2004 tarihli görev tanımı yazısında; şirket müşteri ilişkileri yöneticisinin görev ve yetkileri itibarıyla hesaptan para transferi, EFT, havale talebi almak ve gerçekleştirilmek üzere operasyon ekibine yönlendirmek; virman talebini gerçekleştirmek, çek ve senet tahsil başvurularını almak, banka müşterilerinden gelen çek karnesi taleplerini değerlendirmek, müşterilerin bakiye sorma, defter ve ekstre yazdırma ve görüntüleme taleplerini yerine getirmek, müşteri yatırım talimatlarına göre alış satış işlemlerini gerçekleştirmek ve bu kapsamda virman yapmak şeklindeki işlemlerin adı geçen sanığın yetki ve görevi dahilinde bulunduğu bildirilmiştir.
Dosyamız arasında 18.01.2008 havale tarihli sanıklar hakkında zimmet suçundan suç duyurusu ve 21.04.2008- 23/3 tarihli ve sayılı soruşturma raporu bulunmaktadır.
Bozma sonrası 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Mudi imzası bulunmayan ve dosya arasında bulunmayan tediye fişlerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen eylemlerin basit zimmet, sahte imzalı tediye fişlerinde bulunan imzaların ise aldatıcı nitelikte bulunmadığı ve sanıkların eylemlerinin kül halinde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
1.Sanık ...'ın 37 mudinin hesabından bilgi ve rızası dışında 124 adet sahte imzalı ve 139 adet imzasız dekonta istinaden toplam 263 adet işlem ile zimmetine para geçirmiş olması karşısında, gerçekleştirdikleri zimmet eylemlerinde, sanığın suç kastının yoğunluğu, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61.maddesi uyarınca teşdit uygulamasında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, yine 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması sırasında cezada alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle artırım yapılması gerektiği gözetilmeden 1/4 oranında arttırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık ...'ın sorumlu olduğu 865.172,00 TL banka zararını ödettirilmesi gerektiği gözetilmeden diğer sanık ile birlikte 2.539.504,61 TL banka zararının ödettirilmesine karar verilmesi ve yine sorumlu olduğu miktar üzerinden belirlenecek nisbi harç ve vekâlet ücreti yerine yazılı şekilde toplam zarar miktarı üzerinden nisbi harç ve vekalet ücretinin belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca belirlenen 106.836,08 TL yerine yazılı şekilde 109.536,00 TL nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... A.Ş. vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.