Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, nakil aracının müsaderesine, vekâlet ücretine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlilerince ... plakalı araç ile yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği bilgisinin alınması üzerine, önleme araması kararına istinaden saat 04.50 sıralarında Mardin istikametinde oluşturulan uygulama noktasında, sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın durdurulduğu ve yapılan aramada aracın arka kısmında toplam 1500 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında atılı suçu ikrar etmiş ve bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanığa bozma sonrası yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği cihetle; ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Dairemizin 09.11.2020 tarihli ve 2018/732 Esas, 2020/15978 Karar sayılı ilâmıyla nakil aracıyla ilgili iade kararının onanarak kesinleştiği, mahkemece de 23.02.2021 tarihli hükümde bu nedenle araç hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

1. Sanık hakkında kazanılmış hakka konu olan cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası olduğu ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın "2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası'' olarak tayin edilmesi,

2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... idaresi lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükmün kazanılmış hakka ilişkin (7),(8),(9) ve (10) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine ''İlk hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının sanık ile nakil aracına hasren katılan vekili tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA, sanığa verilen adlî para cezasının miktarı göz önüne alınarak takdiren taksitlendirilmesine yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi ile hükme
"Katılan ... İdaresi kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 4.080,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine" ibaresinin eklenmesi ve diğer kısımları aynen bırakılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.