Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

1980 yılında kesinleşen kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 720 parsel sayılı 5.220,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra 28.07.1997 tarihinde satış nedeniyle davalı ...'a intikal etmiştir. Davacı ... tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 10.06.2015 tarihinde tapu iptal ve tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.