SAYISI: 2022/İHK-22334

SAYISI: K-2022/81265

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın 11.03.2021 tarihinde aracın motor kısmında çıkan yangın sonucunda hasarlandığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL hasar bedelinin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 190.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin poliçe teminat kapsamında olmadığını zira başvurana ait araçta meydana gelen hasarın araçtaki arızadan kaynaklandığını, aksi durumda en fazla poliçe limiti ile sorumlu olabileceklerini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, avans faizi talebinin yersiz olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...31.03.2022 tarihli ek raporda aracın hasar tutarının 176.000,00 TL olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, rayiç bedelin yüksek belirlendiğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davalı vekilinin itirazlarının vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle reddine" karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin tam olması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından alınan teknik değerlendirme raporu ile dosyadaki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, bilirkişinin evrak üzerinden değerlendirme yaptığını oysa ki dosyaya ibraz ettikleri teknik değerlendirme raporunun bizzat aracın görülerek ve araç üzerinde detaylı inceleme yapılarak oluşturulduğunu, yangının kısa devre nedeni ile meydana gelmediğini dolayısıyla meydana gelen yanma hasarının teminat dışı olduğunu, hasarın yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelmesinin teminat dışı olduğunu, tespit edilen rayiç bedelin yüksek olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım için müvekkil şirket lehine maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu ve 1421 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce benimsenen 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda, başvuru sahibine ait aracın sağ amortisör kulesi yan kısmında bulunan elektrik tesisatında kısa devre emaresi olduğunun belirtildiği ancak kısa devrenin sebebinin belirtilmediği, diğer yandan yangın teknik bilirkişi tarafından hazırlanan Teknik Değerlendirme Raporunda ise yangının sebebinin kısa devre olma ihtimalinin zayıf olduğu, yangının sebebinin arıza ve bakımsızlıktan kaynaklı olduğunun tespit edildiği, bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesinin itiraz aşamasında da talep edildiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediğinin gerekçelendirilmesi veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınması gerekir. Bu haliyle hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle çelişkiyi giderecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.