SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı maddenin 12. fıkrası ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2009/13-12 sayılı kararına göre itiraza tabi kararlardan olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafii, suça sürüklenen çocuk ... ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da, müştekinin tüp kamyonundan çalınan tüpleri sanık sattığı yeri göstererek soruşturma aşamasında iadeyi sağladığı ancak söz konusu eşyaları satın alan 3. kişiler olan ... ve ...'un zararının giderilip giderilmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadan sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
IV-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1- 12.02.2015 tarihli savunması esnasında, 18 yaşından büyük olsa dahi kendisine atanan zorunlu müdafii huzurunda savunma yapacağını belirten suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nın da 27.10.2015 tarihli savunmasında müdafii istemediğine dair açık bir beyanlarının olmaması karşısında; suça sürüklenen çocukların zorunlu müdafii huzurunda sorgularının yapılması gerektiği gözetilmeden, müdafileri olmaksızın sorgularının yapılması suretiyle CMK'nın 150/1 ve 188/1. maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
2- Suça sürüklenen çocuk ...'un hüküm tarihinde Tarsus C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 20.01.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ile suça sürüklenen çocuk ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.